Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1451 K.2025/2438
8. Hukuk Dairesi 2025/1451 E. , 2025/2438 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1078 E., 2024/1823 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/135 E., 2021/223 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davalı Hazine lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü Çatılı mahallesi 294 ada 679 parselin 1, 2 ve 3 nolu bölümlerinin kadastro tespiti sırasında Hazine adına kaydının yapıldığını, ancak bu yeri 50 yıldan bu yana tarım arazisi olarak davacıların kullandığını, söz konusu yerin önceleri davacıların dedeleri ve babaları tarafından kullanıldığını, daha sonrasında 1 nolu bölümün ..., 2 ve 3 nolu bölümün ise ... tarafından aralıksız ve davasız olarak kullanıldığını, dava konusu taşınmazın üzerinde davacıların ekmiş olduğu bir çok meyve ağacının bulunduğunu, dava konusu taşınmazda hiçbir zaman orman varlığının söz konusu olmadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde ilk tesis kadastrosunun 1954 yılında kesinleştiği, dava konusu yerin ilk tesis kadastrosunda tespit harici bırakıldığı, 294 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2016'da kesinleşen kadastro çalışmaları neticesinde orman parseli olarak Hazine adına tapuya tescil edildiği, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesine göre yapılan çalışmalarda 294 ada 1 parselin ifrazı ile 294 ada 679 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, hava fotoğrafları ile tapulama ve Orman Kadastrosu tutanakları yerinde uygulanarak mahallinde keşif yapıldığı, fen bilirkişisi ve harita bilirkişinin raporunda 1999 yılı itibariyle dava konusu edilen alanların tamamının imar ve ihyasının tamamlanmış olduğunun belirtildiği, orman bilirkişinin raporuna göre dava konusu taşınmazın arazi meyil ortalamasının %35 olduğu, ayrıca dava konusu taşınmazın içinde orman bitki örtüsü bulunmayan yerleşim yeri ve çeşitli meyve ağaçları ile zeytin bahçesi vasfında olduğunun belirtildiği, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesine göre yapılan çalışmalara dahil edilmemesi nedeniyle orman vasfında olduğunun raporlandığı, keşifte dinlenen tanıkların beyanlarına göre dava konusu yerin önceleri davacıların murisi, sonrasında da davacılar tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak yirmi yılı aşkın süredir kullanıldığı, dava konusu yerde davacılar tarafından yapılmış yapı ve dikilmiş ağaçların bulunduğu, ancak öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi bu yerin orman sayılacağı, orman ve orman sayılan yerlerin Anayasanın 169. maddesi ve 6831 sayılı Kanun gereğince devlet arazisi olduğu ve imar ya da ihya veya kazandırıcı zamanaşıma ile mülkiyetinin kazanılamayacağı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından, "İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama ve inceleme neticesinde davanın reddine dair karar verildiği, ancak kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiği, kurumun davada yasal hasım olmaması sebepleriyle dava konusu taşınmazın üzerindeki yapı ve ekili dikili emval ve ağaçlarla birlikte belirlenen toplam değeri üzerinden kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... davalı Hazinenin iş bu davada yasal hasım olmadığı, mahkemece keşfen belirlenen değer üzerinden nisbi harç alınmasına rağmen davalı Hazinenin yasal hasım olduğu gerekçesi ile kendisini vekille temsil ettiren davalı İdare lehine de harcı tamamlanan değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu ..." gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-3. madde hükmü gereği İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hüküm kısmının düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre belirlenen nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak istinaf eden vekiline ödenmesine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından, istinaf taleplerinin kabul edildiği, ancak 400 TL istinaf masrafları hususunda karar verilmediği belirtilerek, istinaf masraflarının davacılardan alınarak taraflarına verilmesi, temyiz masrafları dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılması talebiyle temyiz edilmiştir.
Eldeki davada, davacı gerçek kişilerin açmış olduğu davanın reddine karar verildiğine göre Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 326 ncı maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasına gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda Açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 9 nolu bendine, "Gider avansından artan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE" cümlesinden önce gelmek üzere "Yargılama gideri olan 400 TL'nin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine" ifadesinin eklenmesine ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2 inci maddesi uyarınca 26.11.2024 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.