Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/47 K.2025/2194
8. Hukuk Dairesi 2023/47 E. , 2025/2194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/49 E., 2022/183 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Elazığ ili Maden ilçesi ... köyü çalışma alanında, 2009 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, 480 ada 5, 500 ada 80 ve 534 ada 3 parsel sayılı 2948.14, 4039.11 ve 4002.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek, ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesi ile; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Elazığ ili Maden ilçesi ... köyü 480 ada 5, 500 ada 80 ve 534 ada 3 parsel sayılı taşınmazların adına tescili istemiyle iki ayrı dava açmış ve yargılama sırasında davalar birleştirilmiştir.
İlk Derece Mahkemece verilen, davanın kabulüne ve çekişmeli 500 ada 80 ve 534 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile davacı adına tesciline, çekişmeli 480 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen 1381.24 metrekarelik bölümün davacı adına tesciline, kalan 41.566 metrekarelik bölümün Hazine adına tesciline ilişkin önceki hüküm, davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.12.2013 tarihli ve 2013/11487 Esas, 2013/12462 Karar sayılı ilamıyla; "... Dava konusu 534 ada 3 parsele ilişkin hükmün onanmasına karar verildikten sonra, 480 ada 5 ve 500 ada 80 parseller yönünden, 480 ada 5 parsel açısından zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi hakkında yeterli araştırma yapılması, sınırda çay bulunduğu halde taşınmazın çay yatağı olup olmadığının belirlenmesi; 500 ada 80 parsel açısından ise orman araştırılması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... taşınmazların tarım arazisi olduğu ve bilirkişi beyanlarına göre davacı ... lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle, dava konusu 480 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporunda gösterilen 1.381,24 metrekarelik kısmının davacı ... adına adanın son parseline tapuya tesciline, geriye kalan 41.566,9 metrekarelik kısmının ham toprak vasfı ile 480 ada 5 parsel olarak Hazine adına tapuya tesciline, 500 ada 80 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin 480 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazinenin 500 ada 80 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya kapsamında bulunan 14.08.2022 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, keşif tarihinde ve uzun süredir taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin olmadığının ve otsu bitkilerle kaplı olduğunun, 23.06.2022 tarihli fen ve jeodezi bilirkişi raporunda ise 1953, 1967, 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotolarında taşınmaz üzerinde herhangi bir imar - ihya faaliyetinin bulunmadığının belirtildiği ve buna göre, kadastro tespit tarihi olan 2009 yılından geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, buna bağlı olarak davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmamka olup, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, bu taşınmaz bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kabul kararı verilmesi isabetsiz olduğundan, bu parsel yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin, dava konusu 480 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelim temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin dava konusu 5500 ada 80 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca bu parsel yönünden BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.