Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3646 K.2025/2175

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/3646 📋 K. 2025/2175 📅 17.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/3646 E.  ,  2025/2175 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/3 E., 2019/38 K.
DAVA TARİHİ : 07.06.2006
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ..., davalı ... davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Malatya ili Arguvan ilçesi Ermişli köyü 120 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 16.664  m² yüzölçümüyle yirmi yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğu gerekçesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesine istinaden tarla vasfı ile ölü ... oğlu ... adına 07.07.2006 tarihinde tespit edildiği, 120 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 6123,77  m² yüz ölçümüyle 120 ada 13 ve 14 ve 15 ve 16 ve 17 nolu parseller evvelce tek parça halinde 1937 tarihli ve 689 tahrir numaralı vergi kaydı ile ... oğlu ... ve ... oğlu ... ve ... oğlu ... adlarına kayıtlı olduğu diğer kayıt malikleri ...’a satarak hak ve alakalarını kestiği ve bu şekilde alıcısının nizasız fasılasız ve malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufunda olduğu gerekçesiyle tarla vasfı ile ... oğlu ölü ... adına 07.07.2006 tarihinde tespit edildiği, 120 ada 38 parsel sayılı taşınmazın 65.875,48  m² yüz ölçümüyle 1937 tarihli ve 711 tahrir numaralı vergi kaydına istinaden ... oğlu ...’in ceddinden ve verese arasında taksimen 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğu gerekçesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesine istinaden tarla vasfı ile ... oğlu ... adına 07.07.2006 tarihinde tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi, Hazineyi hasım göstererek 2006/1 Esas sayılı dava dosyasında; Arguvan ilçesi Ermişli köyünde kain 113 ada 1 nolu parselin kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tesbit gördüğünü, taşınmazın 369.564.79  m² olarak tesbit görmesine karşın 500.000  m²'lik kısmının dikkate alınmadığını ve tesbit dışı bırakıldığını, oysa ki, 1957 tarihli memleket haritasında dava konusu taşınmazın devlet ormanı olarak gözüktüğünü, Hazine adına yapılan tespitinin iptaline, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi, birleştirilen 2006/2 Esas sayılı dava dosyasıyla Arguvan ilçesi Ermişli köyünde kain 120 ada 1 nolu parselin kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit gördüğünü, taşınmazın 1443612,07  m² olarak tesbit görmesine karşın 70.000  m²'lik kısmının dikkate alınmadığını ve tespit dışı bırakıldığını, parseller üzerinde civar ormanlarda yetişen ve orman ağacı olan meşe ve türleri bulunduğunu ileri sürerek, bu kısımların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescili talebiyle dava açmış, 16.12.2010 havale tarihli dilekçesiyle 113 ada 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26 ile 120 ada 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35, 38, 39 ve 42 nolu parsellerin dava konusu edilen parseller olduğunu bildirmiştir.
..., 14.07.2006 tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu Arguvan ilçesi Ermişli köyünde bulunan 113 ada 1 nolu parselde kendisinin de hissesi olduğunu iddia ederek, davaya müdahale talebinde bulunmuş ve 113 ada 1 parselin adına tescilini talep etmiş, aynı şekilde ... 07.09.2006 tarihli dilekçesiyle; murisleri ...'dan kalan taşınmazının 113 Ada 1 nolu parsel içerisinde orman vasfı ile davalı hazine adına tespit ve tahdit edildiğini, bu yerin ormanla ilgisinin bulunmadığı, babası ...'dan kalan dava konusu yerin murisi tarafından 07.11.1937 yılında köy senedi ile satın alındığını, şimdiye kadar da ... ve mirasçıları tarafından malik sıfatı ile kullanıla geldiğini, bu yerin 25 Rebuülevvel 1289 tarihli ve 174 no ile tapulu olduğunu iddia ederek, dava konusu yerin hazine adına orman vasfı ile yapılan tahdit ve tesbitinin iptali ile ... mirasçıları adına miras payları oranında tesbit ve tapuya tesciline karar verilmesini talebiyle davaya müdahil olmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, Orman İdaresinin davasının reddine; 120 ada 1 ve 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline, müdahil davacılar ... ve ...'ın davaları yönünden mahkemenin görevsizliğine, müdahil dava dilekçelerinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 15.11.2012 tarihli ve 2012/12981 Esas, 2012/12731 Karar sayılı kararı ile; "...Davanın kadastro komisyonunca orman sayılmayarak orman sınırları dışına çıkarılan 113 ada 1 ve 120 ada 1 sayılı parsele bitişik olan taşınmazlara yönelik olarak açılmış orman kadastrosuna ve genel arazi kadastrosuna itiraza ilişkin olduğu, dava dilekçesi dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, çekişmeli Ermişli köyü 113 ada 1 ve 120 ada 1 parsellerin yörede 3402 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırması sırasında kadastro ekiplerince orman vasfı ile hazine adına tesbit edilmiş olup, davacı ... İdaresi bu sınırlandırma sırasında orman sınırları dışında bırakılan 113 ada 1 ve 120 ada 1 parsel sayılı taşınmazın çevresinde bulunan taşınmazlara ilişkin olarak orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış olup, yargılama sırasında dosyaya ibraz ettiği 28.12.2009 tarihli yazı ile 120 ada 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35, 38 ve 39, 113 ada 18, 19, 21, 22, 23, 24, 25 ve 26 parsellerin dava konusu olduğu ve 16.12.2010 havale tarihli dilekçesiyle de 113 ada 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 120 ada 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35, 38, 39 ve 42 nolu parsel nolu taşınmazları bildirdiği, dava konusu edilen taşınmazların 113 ada 1 ve 120 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar olmadığı, İlk Derece Mahkemesince; dava konusu olan ve Orman İdaresinin 28.12.2009 tarihli yazı ve 16.12.2010 havale tarihli dilekçesiyle de dava konusu edildiği bildirilen taşınmazların tespit tutanak asılları getirtildikten sonra bu taşınmazlar davalı hale getirtilmesi ve tespit malikleri davaya dahil edilerek 3402 sayılı Kanunun 27, 28 ve 29 uncu maddeleri hükümlerine göre işlem yapıldıktan sonra tesbit tutanaklarında isimleri geçen, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler davaya katılıp kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılıp davada taraf oluşturulduktan sonra taraf delilleri ve 3402 sayılı Yasanın 30 uncu maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince lüzum görülen diğer deliller de toplanarak dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi gerektiği, kabule göre ise Ermişli köyü 113 ada 1 ve 120 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar dava konusu olmadığından bu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile eklerinin olağan yollardan kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı ... idaresinin orman alanının azalmasına sebebiyet verdiğini ve orman alanı içerisinde olduğunu bildirmiş olduğu dava konusu parsellerin keşfe katılan bilirkişilerin sunmuş oldukları raporlardaki kanaatleri dikkate alınarak orman vasfında oldukları, evveliyatları itibariyle orman bütünlüğü içerisinde olduklarının bildirilmesi karşısında, davacının dava açmakta haklı olduğu kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne 113 ada 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23 - 24 - 25 ve 26 parseller ile 120 ada 2 - 3 - 4 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23 - 24 - 25 - 26 - 27 - 35 - 38 - 39 ve 42 parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından 120 ada 11 parsel yönünden, davalı ... vekili tarafından 120 ada 13 parsel yönünden, davalı ... tarafından 120 ada 38 parsel yönünden ve davalı Hazine vekili tarafından dava konusu tüm parsellerin hali arazi olduğu iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, davalı ..., davalı ... ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.