Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/391 K.2025/2170

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/391 📋 K. 2025/2170 📅 17.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/391 E.  ,  2025/2170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1950 E., 2022/1803 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/469 E., 2020/149 K.
Taraflar arasındaki 3302 sayılı Kanun'la Değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulamasının yok hükmünde sayılması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve bir kısım davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce ilk olarak 1939 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, 19.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ve 27.07.2010 tarihinde ilan edilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek- 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları bulunmaktadır.
Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde orman tahdidinin 1939 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) göre yapılarak kesinleştiğini, bilahare 1974 yılında 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamaları yapıldığını, ancak itirazlar üzerine yapılan komisyon çalışmalarının sonuçlandırılıp ilan edilmediğinden geçerlilik kazanmadığını, daha sonra 1988 yılında 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması yapıldığını ve 19.4.1990 tarihinde ilan edildiğini, bu çalışmalar sırasında halen orman niteliği taşıyan yerlerin orman dışına çıkarıldığını, 2/B işlemini yapan memurlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma neticesinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, hatalı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi işlemlerinin yok hükmünde sayılması için Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/15 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak mahkeme tarafından hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından kararın onandığını ileri sürerek, taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi çalışmalarının yok hükmünde sayılmasına, taşınmazların vasfının orman olarak düzeltilmesine, tapu kayıtlarına konulan şagil şerhlerinin terkinine karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi 138 ada 8, 9, 28 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki dava, ana dosyadan tefrik edilerek yargılama eldeki dosya üzerinden yürütülmüştür.
Davalı ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından orman olduğundan ve hatalı 2/B çalışmalarına konu edildiğinden bahisle hatalı 2/B çalışmalarının yopk hükmünde sayılması ve davaya konu taşınmazların vasıflarının orman olarak değiştirilmesi talepli olarak bu davayı açtıklarını, ... köyü 138 ada 28 ve 35 parsel sayılı taşınmazın zilyedinin 40 yıldır müvekkillerinde olduğunu, müvekkilerin kullanımında bulunan 138 ada 28 parsel (... Yapı AŞ'ye 2/B muvafakati ile satıldığını) ve 35 parsel sayılı taşınmazların tapu ve kadastro kayıtlarında görüleceği üzere 2/B arazisi olduğunu davanın reddini talep etmiştir.
Asli müdahil ... 13.11.2017 tarihli dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 138 ada 8 parselde 1.316 m² ve 2.000 m² yerlerin üzerine geçmiş olması nedeniyle dosyaya müdahale ettiğini, gerekli işlemin yapılması gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Köyü 138 ada 28 parsel sayılı taşınmazın zilyedinin müvekkil şiret olduğunu, beyanlar hanesinde de görüleceği üzere söz konusu taşınmazın kırk yıldan beri İlhan Suiçmez evlatları tarafından kullanıldığını, kendilerininde burayı onlar ... 2.Noterliğinin 17.05.2012 tarihli ve 22112 yevmiye numaralı 2/B muvafakatnamesi ile satın aldıklarını, söz konusu yerlerin 2B arazisi olduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulamalarının yok hükmünde sayılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "mahallinde keşif yapıldığı keşif sonucu asıl rapor ve ek rapor kapsamında birçok kez değerlendirmeye gidildiği ve yapılan değerlendirme sonucunda 25.03.2019 tarihli raporun mahkememizce istenilen hususları karşılar nitelikte olduğu davalı tarafların ve ihbar olunanın rapora karşı itirazlarının taşınmazın sadece şuanki görünümünden kaynaklı olarak üzerinde ağaçlık ve orman örtüsü olmadığı noktalarında olduğunun görüldügü ancak orman alanının toprağı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği nitekim eski hava fotoğraflarının da şuanki durumdan farklı olduğu bu itibarla geçmiş döneme göre değerlendirme yapılmasının yerinde olduğu anlaşıldığından 25.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda 138 ada 8 parsele ilişkin gösterilen (A) harfli kısımın (1.137,52 m²), 138 ada 9 parsele ilişkin (B) harfli kısmın (810,98 m² ), 138 ada 28 parsele ilişkin (C) harfi ile gösterilen kısmın (2.202,93 m²) orman olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.03.2019 tarihli teknik bilirkişi raporunda 138 ada 8 parsele ilişkin gösterilen (A) harfli kısımın (1.137,52 m²), 138 ada 9 parsele ilişkin (B) harfli kısmın (810,98 m²), 138 ada 28 parsele ilişkin (C) harfi ile gösterilen kısmın (2.202,93 m²) orman olduğunun tespitine, söz konusu alanların üzerinde bulunan kullanım şerhinin terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili, davalı ...' in, ... ve arkadaşları ile müdahil ... Yapı AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi tarafından tüm yargılama giderleri ve harçların davacı üzerinde bırakılması ve aleyhe vekalet ücreti taktir edilmemesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş ve davanın kısmen kabulüne, 25.03.2019 tarihli teknik bilirkişi raporunda 138 ada 8 parsele ilişkin gösterilen (A) harfli kısımın (1.137,52 m²), 138 ada 9 parsele ilişkin (B) harfli kısmın (810,98 m²), 138 ada 28 parsele ilişkin (C) harfi ile gösterilen kısmın (2.202,93 m²) orman olduğunun tespitine, söz konusu alanların üzerinde bulunan kullanım şerhinin terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücretine yer olmadığına karar vermiş, bu karar da davacı ... İdaresi vekili, davalı ..., ... ve arkadaşları ile müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olupdavacı ... İdaresi vekili, davalı ..., ... ve arkadaşları ile müdahil ... Yapı AŞ vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.