Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5289 K.2025/2204

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5289 📋 K. 2025/2204 📅 17.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/5289 E.  ,  2025/2204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/31 E., 2023/18 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Çekişmeli Kastamonu ili Tosya ilçesi ... köyü köyiçi mevkii 626 parsel sayılı, 1814 metrekarelik bağ vasfındaki taşınmazın, senetsizden, 05.08.1963 tarihinde ... adına tam pay olarak tescil edildiği, kadastro tespitinin 31.10.1963 ila 30.11.1963 tarihleri arasında ilan edilerek 02.12.1963 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A uygulaması kapsamında, yeni 229 ada 6 parsel sayılı 1.719,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, 10.07.2014 tarihinde bağ vasfında malik bilgisi tapu kütüğünde olduğu gibi yazıldığı, kadastro mahkemesine dava açıldığından kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, Kastamonu ili Tosya ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kanun'un 22-A maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasında dava konusu 229 ada 6 parselin ... lehine orman sınırı dışında bırakıldığını, 229 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1993 tarihli memleket haritasında orman sayılan yeşil renkli alan içerisinde kaldığını, taşınmazın komşu devlet ormanı ile bir bütünlük arz ettiğini ve orman sayılan yerlerden olduğunu, dosya ekindeki inceleme raporundan da anlaşılacağı üzere dava konusu alanın ormanlık alan içerisinde kaldığını yapılan tespitin iptali ile dava konusu 229 ada 6 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescilini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuştur.
Dava, orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
Kastamonu Kadastro Mahkemesinin 17.10.2014 tarihli ve 2014/32 Esas, 2014/78 Karar sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine, dosyanın Tosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kesinleşen dosyanın gönderildiği Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2014/385 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararı ile, davanın usulden reddine, karşı görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde çıkan görev uyuşmazlığının giderilmesi için Yargıtaya gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2020/4019 Esas, 2021/560 Karar sayılı ilamında; davacının mülkiyete ve 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulamaya yönelik itirazlarının saptanması, uygulama kadastrosuna ilişkin davada kadastro mahkemesinin görevli olduğu düşünülüp dava tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda tefrik kararı verilmesi sonrasında Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/218 Esas, 2022/328 Karar sayılı kararı ile uygulama kadastrosuna itiraz yönünden dosyanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmekle, kesinleşen dosyanın gönderildiği Kastamonu Kadastro Mahkemesinin 2022/31 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen teknik bilirkişilerin raporu neticesinde, uygulama çalışmalarında tesis sınır hattının aynı şekilde korunduğu ve taşınmazdan orman parseli aleyhine sınır veya yüzölçümü genişlemesi yapılmadığı ve tesis sınırlarının aynı şekilde alınıp uygulama çalışmaları neticesinde davalı taşınmaz lehine, orman parseli aleyhine olacak şekilde herhangi bir sınır değişikliği gerçekleşmediği gibi taşınmazın yeniden hesap edilen yüzölçümünün de herhangi artış bulunmadığı, meydana gelen azalışın da tapulama paftasındaki hesap hatasından kaynaklandığı anlaşıldığından davacının eski 626 parsel (yeni 229 ada 6 parsel) sayılı taşınmazın uygulama kadastrosuna yapmış olduğu itirazın reddi ile taşınmazın uygulama tutanağındaki tespit gibi tesciline karar verilmiş, karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.