Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5347 K.2025/1776
8. Hukuk Dairesi 2023/5347 E. , 2025/1776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/414 E., 2022/442 K.
DAVA TARİHİ : 20.04.2012
KARAR : Birleşen davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl dava hakkındaki önceki hüküm onandığından esas hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı - birleşen davanın davalısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında, Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 505 parsel sayılı, 497,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, ...'nın kullanımında olduğu ve 6831 sayılı Orman Kanunu' nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan alanında kaldığı belirtilerek, tarla niteliğinda Hazine adına tespit edilmiş ve bu tespitin kesinleşmesiyle 03.05.2011 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar köyü 139 ada 505 nolu parselin öncesinin 397 nolu parselden geldiğini, Ulupınar köyü 397 sayılı parselin ise Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla orman olarak tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesindeki muhtesat ve kullanıcı şerhlerinin silinmesine, davalıların elatmasının önlenmesine, üzerinde bulunan muhtesatların kal'ine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, tapu iptali ve tescil yönünden davanın kabulü ile şerhlerin terkinine, elatmanın önlenmesi ve kal talebinin reddine ilişkin önceki hüküm, davalılar ... vekili ve Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.12.2015 tarihli ve 2015/14704 Esas, 2015/12050 Karar sayılı ilamıyla; "... Davacı - birleşen davanın davalısı Orman İdaresinin dayandığı Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararında 397 parselin orman niteliğiyle tesciline karar verilmiş ise de parselin tamamının değil bir bölümünün dava konusu olduğu açıklanarak, dava konusu taşınmazların söz konusu bölümde kalıp kalmadıklarının araştırılması, şayet bu bölümde kalmıyorlarsa orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalıp kalmadıklarının belirlenmesi, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına konu edilen alanda yer almakta iseler, eylemli orman olup olmadıklarının belirlenmesi, eylemli orman olmaları halinde Orman İdaresince orman olarak tahsisinin idareden talep edilebileceği gibi dava yoluyla da orman olmasını isteyebileceğinin gözetilmesi, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına konu edilmeyen alanda olup, aynı zamanda 397 parsel kapsamında kalıyorlarsa, tapularının iptali ile yetinilerek tescil hükmü kurulmaması gerektiğinin gözetilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma sonra yapılan yargılama sırasında eldeki davanın davalısı ...’nın çekişmeli taşınmaza yönelik olarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptal ve tescil davası ile bu davanın birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda verilen, davacı - birleşen davanın davalısı Orman İdaresinin davasının reddine, davalı - davacı ...’nın davasının kabulüne ve 397 parselin 08.08.2017 havale tarihli rapor ekindeki krokide gösterilen 497,81 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin hüküm, davacı - birleşen davanın davalısı Orman İdaresi ve asıl ve birleşen davanın davalısı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/4674 Esas, 2021/4056 Karar
sayılı ilamıyla; "... davacı - birleşen davanın davalısı Orman İdaresinin tapu iptal tescil davasının reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olduğu açıklandıktan sonra, davacı ...’nın davasının kabulü ile çekişmeli taşınmazın adına tesciline ilişkin hüküm yönünden dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın CXV nolu 2/B poligonunda kaldığının anlaşılmakta olduğu açıklanarak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 18/2 maddesi gereğince, ormanların, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) Ek 10 ncu maddesi gereğince de 2/B niteliğiyle orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı gözönünde bulundurularak, davanın reddine karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuş ve davacı - birleşen davanın davalısı Orman İdaresi vekilinin karar düzeltme talebi de Dairemizin 25.05.2022 tarihli ve 2022/302 Esas, 2022/4985 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, asıl davada verilen hükmün Yargıtay tarafından onandığı görüldüğünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2016/52 Esasında kayıtlı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı - birleşen davanın davalısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı- birleşen davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.