Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3750 K.2025/1773

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3750 📋 K. 2025/1773 📅 04.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3750 E.  ,  2025/1773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/12 E., 2023/51 K.
DAVA TARİHİ : 09.04.2012
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında, Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar köyü 131 ada 3 parsel sayılı 875,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ...'nun kullanımında bulunduğu, 3. derece doğal sit alanı olduğu" şerhi verilmek suretiyle tarla niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar köyü 131 ada 3 parselin öncesinin 397 nolu parselden geldiğini, Ulupınar köyü 397 sayılı parselin ise, Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla orman olarak tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesindeki muhtesat ve kullanıcı şerhlerinin silinmesine, davalının elatmasının önlenmesine, üzerinde bulunan muhtesatların kal'ine karar verilmesini istemiş ve yargılama sırasında el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, tapu iptali ve tescil yönünden davanın kabulü ile şerhlerin terkinine, davacının elatmanın önlenmesi ve kal talebinden feragat edildiğinden bu yönde esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ilk hüküm, davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/137 Karar sayılı ilamıyla; "... davacı ... İdaresinin dayandığı Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararında 397 parselin orman niteliğiyle tesciline karar verilmiş ise de parselin tamamının dava konusu olmayıp bir bölümünün dava konusu olduğu açıklanarak, dava konusu taşınmazın söz konusu bölümde kalıp kalmadıklarının, şayet bu bölümde kalmıyorsa 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman alanı dışına çıkarılan alanda kalıp kalmadıklarının belirlenmesi, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına konu edilen alanda yer almakta ise, eylemli orman olup olmadığının araştırılması ve eylemli orman olması halinde Orman İdaresince orman olarak tahsisinin idareden talep edilebileceği gibi dava yoluyla da orman olmasını isteyebileceğinin gözetilmesi, 6831 sayılı Kanun' un 2/B madde uygulamasına konu edilmeyen alanda olup, aynı zamanda 397 parsel kapsamında kalıyorsa, tapu kaydının iptali ile yetinilerek tescil hükmü kurulmaması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen, davacı ... İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının reddine, elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine yönelik davası hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin önceki hüküm, davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/4157 esas 2021/4051 karar sayılı ilamıyla "...dosya kapsamından 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulama haritası ile 2007 yılında 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan fennî hataları düzeltme işlemine ilişkin harita arasında çelişki bulunduğu açıklanarak, usulünce tüm orman çalışmalarının uygulanarak, 4999 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olduğu ve düzeltme işleminin kesinleşen tahdide aykırı olamayacağı gözetilerek kesinleşen tahdidi hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden, 6831 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi hükümlerine uyulmadan orman kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağının gözetilerek dava konusu taşınmazın söz konusu bölümde kalıp kalmadığının, şayet bu bölümde kalmıyorsa 2/B'ye çıkarılan alanda kalıp kalmadığının belirlenmesi, 6831 sayılı Kanun' un 2/B madde uygulamasına konu edilen alanda yer almakta ise, eylemli orman olup olmadığının araştırılması ve eylemli orman olması halinde Orman İdaresince orman olarak tahsisinin idareden talep edilebileceği gibi dava yoluyla da orman olmasını isteyebileceği gözetilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi, ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar Mahallesi 131 ada 3 parsel sayılı 875,80 metrekare taşınmaz yönünden açmış olduğu davanın reddine, davacının men'i müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga HMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... idaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.