Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7421 K.2025/1705

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/7421 📋 K. 2025/1705 📅 03.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/7421 E.  ,  2025/1705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/38 E., 2022/352 K.
KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddine
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde; üzerinde bir adet ev ve küçük çaplı dam olan, ... köyü ... mevki, doğusu .. .. ve ..., batısı ..., kuzeyi yol, güneyi orman ile çevrili tahmini 400 m² miktarındaki tespit harici bırakılan alanın 26-27 yıldır zilyetliğinde bulunduğunu, başka kimseyle alakasının olmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi; davanın kabulüne, .. ili .. ilçesi ... köyünde bulunan 15.11.2014 tarihli heyet raporu ve 11.11.2014 tarihli fen bilirkişisi raporu ekinde tescile esas krokide (A) harfi ile işaretlenen 44,62 m² yüzölçümlü alanın "bahçe" vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiş; hüküm, davalı ... vekili, davalı ... İdaresi temsilcisi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmeden, davanın esası hakkında hüküm kurulduğu, taraf sıfatının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup istek olmasızın re'sen gözetilmesi gerektiği, diğer taraftan hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, 1957 tarihli memleket haritasında yeşil renge boyanmış sebze bahçesi rumuzlu alanda, 1940 uçuş tarihli hava fotoğrafında açık renkle tarım alanı olarak gözüktüğü, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de orman tahdit haritası ile çekişmeli yerin kadastro paftası ölçeklerinin eşitlenmediği, 1/5000 ölçekli ve 1/10000 ölçekli kadastro paftası üzerinde değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 yada 7 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki çizilmediği, davaya konu taşınmazın 1940 tarihli hava fotoğrafında nokta olarak işaretlendiği, 1940 tarihli hava fotoğrafının stereoskop aleti ile üç boyutlu incelemesinin de yapılmadığı, 1990'lı yıllara ilişkin memleket haritası ve hava fotoğraflarının getirtilip çekişmeli taşınmazın bu belgelerdeki konumlarının gösterilmediği, anılan eksikliklerin giderilmesi yönündeki iade kararının gereklerinin de yerine getirilmediği, bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası ve tutanaklarını, hava fotoğraflarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde duraksama oluştuğu, bundan ayrı çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir şekilde orijinal kadastro pafta fotokopisinin de getirtilmediği, ayrıca, çekişmeli taşınmaza komşu, tescil davası sonucunda kişiler adına tesciline karar verilen veya halen davası devam eden taşınmaz bulunup bulunmadığı, yörede imar uygulaması yapılıp yapılmadığı yönünden de araştırma yapılmadığı belirtilerek, taraf teşkili ile eksik inceleme ve araştırma nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; 21.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan alanda kaldığı, 1940, 1970, 1975 ve 1997 yıllarına ait hava fotoğraflarında (A) harfi ile gösterilen kısmın tarım alanı vasfında olduğu, tanık anlatımları ve bilirkişi raporuna göre, davacı ve önceki zilyedi tarafından 20 yılı aşkın süredir kullanıldığı, krokide (B) harfi ile gösterilen 904,61 m² kısım yönünden ise, söz konusu kısmın ilk orman tahdit çalışmasında orman sınırları içerisinde yer aldığı, bu haliyle orman vasfında olduğu, orman vasfında olan taşınmazın zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, çekişmeli taşınmazın 21.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan tescile esas krokide (A) harfi ile adlandırılan 44,62 m² yüzölçümlü alanın bahçe vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan tescile esas krokide (B) harfi ile adlandırılan 904,61 m² yüzölçümlü alana ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü üzerinden yapılan sorgulamada çekişmeli taşınmazın 1691 ada 1 sayılı orman parseli içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26. maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27. maddesinde ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların Kadastro Mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporu ekinde bulunan krokinin de eklenmesi suretiyle ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, eldeki tapusuz taşınmazın tescili davasına konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, taşınmazın yukarıda belirtilen 1691 ada 1 parsele isabet edip etmediği hususlarının belirlenmesi ve çekişmeli taşınmaz hakkında dava tarihinden sonra kadastro tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması halinde, 3402 sayılı Kanun’un 26 ve 27. maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olacağı gözetilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'na iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.