Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/462 K.2025/1710
8. Hukuk Dairesi 2023/462 E. , 2025/1710 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/966 E., 2022/1102 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/136 E., 2021/387 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... ili ... ilçesi ... köyünde kain 106 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, ancak taşınmazın evveliyatı itibariyle orman olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını ve taşınmazın kamu malı niteliğinde bulunduğunu belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamı ile raporlar dikkate alınarak, çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile eksik inceleme ve araştırma nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 106 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, 1960, 1990 ve 2005 tarihli hava fotoğraflarının incelemesinde 486 ve 487 parsel sayılı taşınmazlar ile bir bütün olarak kullanıldığının ve açıklık olduğunun göründüğü, zemin durumu itibariyle tarımsal amaçlı olarak kullanılan tarım sahalarının devamı niteliğinde olduğu, orman sahaları ile süreklilik, devamlılık ve bütünlük arz etmediği, eski ve yeni tarihli memleket haritasında ve orman amenajman planında orman sahaları haricinde kalan alanların kapsamında kaldığı, zemine uygulanan belgelere göre tarımsal amaçlı kullanılan alanlardan olduğu, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi beyanlarından da tarım arazi olduğunun anlaşıldığı ve 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde öncesinde tesis kadastrosu yapıldığı, dava konusu taşınmaz ve çevresinin tespit harici bırakıldığı, tespit harici bırakılan bu yerlerde 3402 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi uyarınca orman kadastrosu yapıldığı, daha sonra tesis kadastrosunda ve Ek 5 madde uyarınca yapılan orman kadastrosunda hakkında tutanak tutulmayan yerlerde bu defa 3402 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesi uyarınca kadastro çalışması yapıldığı, bu çalışmada çekişmeli 106 ada 7 parsel sayılı taşınmazın belgesizden 8.370,29 m² yüzölçümü ve tarla niteliği ile davalı adına tespit ve tescil edildiği, uzman orman bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmiş olduğu, fotogrametri bilirkişisinin 1960, 1994 ve 2005 tarihli hava fotoğraflarını stereoskop aletiyle incelemesi sonucu 1960 tarihinden tespit tarihine kadar taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının anlaşıldığı, ziraat bilirkişi raporu, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, iş bu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.