Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5897 K.2025/1713
8. Hukuk Dairesi 2022/5897 E. , 2025/1713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1001 E., 2022/351 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/619 E., 2018/164 K.
Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulamasının yok hükmünde sayılması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) Değişik 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde sayılması istemine ilişkindir. Dava ilk olarak Mahkemenin 2010/401 Esas sayılı dosyasında görülmüş olup dava konusu taşınmaz sayısının çok fazla olması nedeniyle dava konusu 146 ada, 1, 2, 3, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 35 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tefrik kararı verilerek Mahkemenin 2014/619 esasına kaydı yapılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyünde 1939 yılında 3116 sayılı Orman Kanuna göre orman tahdidi yapılarak kesinleştiğini, 1974 yılında 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun ile Değişik 2. madde uygulamaları yapıldığını ancak itirazlara karşı yapılan komisyon çalışmaları sonuçlandırılıp ilan edilmediğinden bu çalışmaların geçerlilik kazanmadığını, daha sonra 1988 yılında dava konusu edilen 3302 sayılı Kanun Değişik 2/B madde uygulamasının 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılarak 19.04.1990 tarihinde ilan edildiğini, bu çalışmalar sırasında ... köyünde hatalı çalışmalar yapılarak halen orman niteliği taşıyan yerlerin orman dışına çıkarıldığının tespit edildiğini, bu işlemleri yapan memurlar hakkında bulunulan suç duyurusu neticesinde yapılan soruşturmayla ilgili olarak zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, idareleri tarafından ... ilçesi ... köyünde 1990 yılında hatalı yapılan 2/B uygulamalarının yok hükmünde sayılması için hasımsız olarak açtıkları dava neticesinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/15 Esas, 2002/527 Karar sayılı 02.10.2002 tarihli kararıyla; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğini, bu kararın taraflarınca temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2008/13587 Esas, 2009/1043 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiğini ancak onama ilamında; "orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak yada kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu kişiler tarafından yapılan işlemler yok hükmünde sayılacağından yönetim tarafından her hangi bir süreye bağlı kalmaksızın işlemlerin iptali için dava açılabilir ise de böyle bir dava hasımsız görülemez. Mevcut yasa ve yönetmeliklere göre aykırı yapılan işlem ve çalışmalar kim yada kimlerin hukukunu yada hakkını etkiliyor ise bu konudaki iptal davalarında husumetin o kişilere yöneltilmesi gerekir." şeklinde gerekçe bulunduğunu, 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6831 sayılı Kanuna eklenen Ek 10. madde de orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceğine dair hüküm bulunduğunu, bu nedenle davanın hak sahibi olan Hazine aleyhine açıldığını, ... köyünün dava konusu 2/B çalışmasının 1990 yılında yapıldıktan sonra ... köyü ve Örnek Köy olarak ikiye ayrıldığını, dilekçeleri ekinde sunulan 1982 yılı hava fotoğrafları ve müfettiş raporu eki olan 1987 yılı menşeli ortofoto haritalarına göre İstanbul ili ... ilçesi ... ve Örnekköy köylerinde orman olduğu halde hatalı 2/B çalışmalarına konu edilen tüm parsellerin dilekçelerinde yazılı olduğunu belirterek, hatalı 2/B çalışmalarına konu edilen bu parsellerin 2/B çalışmalarının yok hükmünde sayılmasına, taşınmazların vasfının orman olarak düzeltilmesine, tapu kayıtlarına konan şagil şerhlerinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine, İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesi 146 ada 35 parselin tamamının eylemli orman vasfında olduğuna dair kaydın aynen devamına karar verilmiştir. Hüküm, davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 19/04/1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasında 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarılan yerde kaldığı, Orman Yönetimince bu çalışmalara karşı süresinde itiraz edilmediği ve Orman Yönetiminin dava açtığı tarihte 2/B maddesi uygulamasına itiraz süresinin dolduğu, çalışmaların kesinleştiği ve mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen orman bilirkişi raporunda dava konusu 146 ada 35 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitlerini eylemli orman olarak belirlendiği davacı Orman idaresinin bu taşınmazlara yönelik dava açmakta da hukuki yararının bulunmadığı, diğer dava konusu taşınmazların tamamının ev, bahçe ve fındıklık olarak kullanıldığı, 2007 ortofoto görüntüsünde de benzer durumun söz konusu olduğunun anlaşıldığı, aynı nevide ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/615 E - 2015/389 K sayılı kararının davacı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2015/17038 E - 2017/4657 K sayılı 29/05/2017 tarihli kararıyla onandığı da anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Davacı Orman İdaresi vekili, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, bozulması istemiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.