Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2937 K.2025/1594

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2937 📋 K. 2025/1594 📅 27.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2937 E.  ,  2025/1594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/405 E., 2021/168 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede; 6831 sayılı Kanun'a göre yapılıp 01.06.2005 tarihinde
ilan edilen Orman Kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 31.01.2007 ile 01.03.2007 tarihleri arasında ilan edilen arazi kadastrosu çalışması bulunmaktadır.
Davacı ... Kadastro Mahkemesinin 2005/349 Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu, 27.10.2005 tarihli dava dilekçesinde özetle; Alanya ... Kasabası, İki Evli yaylası ... çayı mevkiinde bulunan iki dönüm ve yine aynı yerde altı dönüm civarında taşınmazın murisi babası ve annesinden kalan yerler olduğunu, tarım arazisi olarak kullanıldığını, öncesinde babası sonrasında kendisi olmak üzere 55-60 seneden beri fasılasız kullanıldığını, orman ile ilgisinin bulunmadığını belirterek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tespit ve tescilini talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili Kadastro Mahkemesinin 2005/349 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu 10.02.2006 tarihli cevap dilekçesi ile; ... Kasabası yaylasının Karapınar köyünde yapılan orman kadastro çalışmaları ile birlikte yapıldığını, dava konusu yerin orman olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, taşınmazın değerinin az gösterildiğini, davanın reddine taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Belediyelerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle reddini, imar ihya suretiyle mülkiyet kazanımının söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alanya Kadastro Mahkemesinin 14.02.2012 tarihli ve 2005/349 Esas, 2012/29 Karar sayılı ilamı ile; davanın kısmen kabulü ile; 1037 ilâ 1046 nolu orman sınır hattının bitişiğinde ve bilirkişilerce müşterek düzenlenen 30.08.2011 tarihli rapor ve eki 1 nolu krokide (A)=2666,76 m², (B)=6446,48 m², (C)=714,08 m² ve (D)=1264,49 m² işaretli bölümlerin orman sınırı dışına çıkarılmasına, 273 ilâ 276 orman sınır noktalarının bitişiğinde bulunan ve aynı rapor ve eki 2 nolu krokide (E)=18981,19 m² işaretli bölüme ilişkin davanın reddine, karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından (E), davalı ... İdaresi tarafından (A), (B), (C) ve (D) bölümlerine ilişkin olarak temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.06.2013 tarihli ve 2013/4028 Esas, 2013/6378 Karar sayılı ilamı ile; eksik inceleme yapıldığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 18.11.2014 tarihli ve 2013/144 Esas, 2014/225 Karar sayılı ilamı ile; davanın kısmen kabulü ile; 273 ilâ 276 nolu OS noktalarının bitişiğinde bulunan ve fen bilirkişi ... ...'ün 05.10.2014 havale tarihli raporuna ekli krokide (E) harfi ile gösterilen 18981,18 m²'lik bölüme ilişkin davanın reddine, 1037 ilâ 1046 nolu OS noktalarının bitişiğinde bulunan ve fen bilirkişi ... ...'ün 05.10.2014 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2609,65 m²'lik, (B) harfi ile gösterilen 6446,48 m²'lik, (C) harfi ile gösterilen 714,08 m²'lik ve (D) harfi ile gösterilen 1264,49 m²'lik bölümlere ilişkin orman sınırlandırılmasının iptaline, bu taşınmazların orman sınırları dışına çıkartılmasına, (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen taşınmazlara ilişkin tescil davasının görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/1001 Esas, 2016/667 Karar sayılı ilamı ile; hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı ... idaresi tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/4896 Esas, 2016/5284 Karar sayılı ilamı ile; karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Alanya Kadastro Mahkemesinin 2013/144 Esas, 2014/225 Karar sayılı ilamının kesinleşmesi sonrası kararda “(A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen taşınmazlara ilişkin Tescil Davasının Görev Yönünden Reddine” karar verilmesi nedeniyle dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesinde yukarıda belirtilen 2016/405 Esasa kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; davacı tanığı ve mahalli bilirkişilerin dava konusu yerin davacının annesi Zekiye ...'dan davacıya kaldığı, davacıya mirasen intikal edilene kadar ekilip dikildiği, annesi öldükten sonra yerin davacı taraf ve kardeşleri arasında bölüşüldüğü, bir dönem buğday ekildiği, daha sonra meyve ağaçları, patates ve diğer meyve sebze ürünlerinin ekildiği, uzun yıllardan beri annesi ve davacı tarafça bu şekilde kullanıldığı, yerin ormanla alakasının olmadığı, 1959 yılında yerin davacının kız kardeşleri tarafından ekilip biçildiği, hatta davacının kız kardeşlerinin o esnada yemek hazırlayıp orman görevlilerine verdiği, daha sonra kardeşler arasında taksim yapıldığı, en az 20 seneden beri nizasız fasılasız kullanıldığı, yine davacı tanıklarının ortak beyanlarında dava konusu yerin 1950 yıllarından itibaren davacı annesi tarafından kullanıldığı, ekilip biçildiği, nizasız fasılasız kullanıldığını ifade ettikleri, alınan bilirkişi raporunda dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, 71-88-1990- tarihli hava fotoğrafları, 1963 tarihli memleket haritası, 1989 tarihli memleket haritası, 2009 tarihli sayısal hava fotoğraflarının bilirkişiler tarafından incelendiği, dava konusu yerin 470 ada 1, 482 ada 1, 2, 3 ve 4 parselle bütün halinde kullanıldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, taşınmazların tamamının 1990'lı yıllardan itibaren meyve ağacı dikilerek kapama meyve bahçesi olarak kullanıldığı, 1980 ve 1990 yılları arasında ise yerin yaylacılık faaliyetinde kullanıldığı, bu tarihten önce tarımsal faaliyetin yapılmadığının tespit edildiği, 1990 ve 2016 yılları arasında davacı tarafın kapama meyve bahçesi yapmak sureti ile dava konusu kısımları imar ihya ettiği, bu şekilde kullandığı, dava konusu yerin orman olmadığı, özel mülkiyete elverişli yerlerden olduğunu bildirdikleri, bilirkişi raporu içeriğinin dosyayla uygun olduğu, hava fotoğraflarının incelendiği, tanık beyanlarının davacıların iddiasını destekler mahiyette olduğu, davacıların dava konusu yeri nizasız fasılasız en az 20 yıldan beri kullandığı, kanunun aradığı şartların sağlandığı, (E) harfli kısmı yönünden ise özel mülkiyete elverişli yerlerden olmadığı, orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Antalya ili Alanya ilçesi Karapınar Mahallesinde bulunan 14.02.2018 tarihli bilirkişi raporuna ek fen bilirkişisi ... Atsan'ın sunmuş olduğu kroki de (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımların davacı adına kayıt ve tesciline, (E) harfli kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, dava konusu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan özel mülke konu edilemeyecek yerlerden olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile usul ve kanun hükümlerine aykırı karar verildiğini, dava konusu yerlerin kadastro çalışmalar sırasında ne sebeple tespit dışı bırakıldığının belirlenmediğini, fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile işaretli 18.981,19 m² yerin orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği ve Hazine adına tescil kararı verilmesi talepleri olmasına rağmen bu kısım açısından orman vasfıyla Hazine adına tescil kararı verilmediğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar ihya suretiyle kazanımı şartlarının gerçekleşmediğini, bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, dava konusu alanın yürürlükte bulunan 1/25000 ölçekli Nazım imar planında orman alanı olarak planlanmış olduğunu, dava konusu (A) ve (B) harfli taşınmazları arasından geçen yolun yayla yolu (Aln-Y36) olduğunu, dolayısıyla söz konusu alanın davacılar adına tescil edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 10.03.2023 tarihli ve 2022/324 Esas ve 2023/302 Karar sayılı ilamı ile; istinafa konu kararın kanun yolu denetiminin “temyiz” olduğu, gerekçesiyle dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, incelenen dava tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, Yargıtay denetiminde geçerek kesinleşen Alanya Kadastro Mahkemesinin 2005/349 Esas (Bozma sonrası 2013/144 Esas) sayılı davası ise orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. Davacının tescil davasına ilişkin öncesinde Yargıtay tarafından verilmiş bir karar bulunmamakta olup tescil davası ile ilgili ilk kez Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından hüküm tesis edilmiştir.
Temyiz incelemesine konu Mahkeme kararı Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde göreve başlamasından sonra 07.04.2021 tarihinde verildiğine göre, kanun yoluna dair 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümleri değil 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden 6723 sayılı Kanun'un 34. üncü maddesi ile Değişik Geçici 3 üncü maddesi gereği dosyanın incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.