Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5791 K.2025/1592

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/5791 📋 K. 2025/1592 📅 27.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/5791 E.  ,  2025/1592 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/397 E., 2022/100 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede; 3402 sayılı (5304 Sayılı Kanun’la Değişik 4. Madde) Kanun gereğince yapılan ve 20.09.2010 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu çalışması bulunmakta olup, dava konusu Diyarbakır ili Çüngüş ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde kain 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yapılan kadastro çalışmasında 233.880.072,60 m² ve orman vasfı ile tespit edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde ve özetle; Diyarbakır ili Çüngüş ilçesi İbikkaya mahallesi ... mevkii 104 ada 1 nolu orman parseli olarak Hazine tespiti yapılan taşınmazın sınırları içerisindeki 70.000 m² (70 dönüm) bağ ile 100.000 m² (100 dönüm) tarla vasfındaki taşınmazın zilyetliğinde bulunduğunu, kadastro sırasında orman parseli olarak tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek 104 ada 1 nolu orman parselinin tapusunun iptali ile 70.000 m² (70 dönüm) bağ ile 100.000 m² (100 dönüm) miktarlı tarlanın adına tescilini istemiştir.
Davalı ... İdaresi temsilcisi yargılama aşamasında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı, en eski tarihli memleket haritası ve dayanağı fotoğrafının, keşifte uygulanan 1952 tarihli memleket haritasının dayanağı hava fotoğrafı ile tespit tarihinden 15-20 yıl önceki memleket haritaları ile dayanağı hava fotoğraflarının getirtilerek çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye uygulanmadığı, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmediği ve dava konusu taşınmazların orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı, adına tescil kararına verilen kişi yönünden usulünce 40/100 dönüm kısıtlama araştırması yapılmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; fen bilirkişi ...'ın 19.10.2015 tarihli raporunda ve rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 40.703,69 m²lik kısmın tarla, (B) harfi ile gösterilen 19.556,40 m²lik kısmın bağ, (C) harfi ile gösterilen 10.278,49 m²lik kısmın bağ evi ve hayvan barınağı ve (D) harfi ile gösterilen 29.097,27 m²lik kısmın bağ vasfında olduğu, yapılan keşif sonucu alınan 28.02.2022 tarihli orman mühendisi bilirkişi raporunda dava konusu yerlerinin öncesinin orman olmadığının ve çevresi ile birlikte orman bütünlüğü oluşturmadığının belirtildiği, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi raporunda; 1951, 1984 ve 1994 yılı hava fotoğrafları ile 1958 ve 1986 yılı memleket haritalarında dava konusu yerlerin tarım arazisi vasfında kullanıldığı ve sınırlarının belirgin olduğunun tespit edildiği, 17.02.2022 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi ile GDU bilirkişi raporunda; taşınmazın 2. sınıf kuru tarım arazisi vasfında olduğu, taşınmaz üzerinde rehabilitasyon çalışmasının yapıldığı, taşınmazın sürülü ve ekili olduğu, komşu taşınmazlar ile aynı vasıflarda olduğu, komşu taşınmazlar ile belirgin bir sınırı olduğu, taşınmazın üzerinde tarımsal faaliyetin yapıldığı, taşınmaz üzerinde imar ve ihyanın yapıldığının bildirildiği, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen yerlerin sırasıyla davacının dedesi ... , babası ... ve davacı tarafından tarımsal faaliyet yapmak, bağ yetiştiriciliği yapmak, bağ evi ve hayvan barınağı inşa etmek sureti ile kullanıldığı, (D) harfi ile gösterilen yerin ise davacının ... Koç'dan senetle devraldığı ve bu yerde de tarımsal faaliyet ile bağ yetiştiriciliği yapmak suretiyle kullanıldığı, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi raporuna göre dava konusu yerlerin 1951 yılından bu yana tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı, davacının kadastro tespit tarihi olan 2010 yılından önce en az yirmi yıldan fazla bir süredir ekonomik yarar sağlayarak dava konusu yerlere nizasız ve fasılasız şekilde eklemeli olarak zilyet bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; Diyarbakır ili Çüngüş ilçesi İbikkaya mahallesi Mırgan mevkiinde kain 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile; fen bilirkişi ...'ın 19.10.2015 tarihli raporunda ve rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 40.703,69 m², (B) harfi ile gösterilen 19.556,40 m², (C) harfi ile gösterilen
10.278,49 m² ve (D) harfi ile gösterilen 29.097,27 m²lik kısımların hepsine ayrı ayrı yeni ada ve yeni parsel numarası verilmek suretiyle, (A) harfi ile gösterilen 40.703,69 m²lik kısmın tarla vasfı ile, (B) harfi ile gösterilen 19.556,40 m²lik kısmın bağ vasfı ile, (C) harfi ile gösterilen 10.278,49 m²lik kısmın bağ vasfı ile ve (D) harfi ile gösterilen 29.097,27 m²lik kısmın bağ vasfı davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın geri kalan kısmının vasfı değiştirilmeden davalı Hazine adına ipkasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; dosyadaki beyanlarını tekrar ettiklerini, davacının imar ve ihya şartlarını yerine getirmediğini, mahalli bilirkişi beyanlarının taraflı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, ormanların zilyetlikle kazanılamayacağını, harçtan muaf olmalarına rağmen harç ödemelerine karar verildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunulmuştur.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.