Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3469 K.2025/1550

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3469 📋 K. 2025/1550 📅 26.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3469 E.  ,  2025/1550 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/647 E., 2023/571 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Burhaniye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/24 E., 2021/16 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama Kadastrosu sırasında Ayvalık ilçesi, ... mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 958 ada 9 parsel sayılı 302 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve komisyona yapılan itirazın reddiyle 291,84 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 958 ada 8 parsel sayılı 114 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 117,30 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 958 ada 10 parsel sayılı 138 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 138,53 metrekare yüzölçümlü olarak; Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan eski 958 ada 25 parsel sayılı 59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 56,29 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazların yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin 958 ada 25 parsel sayılı taşınmaz yönünden 158 ada 10 sayılı parselden, 958 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise 958 ada 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2019 tarih ve 2018/62 Esas, 2019/23 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 12.09.2019 tarih ve 2019/453 Esas, 2019/653 Karar sayılı kararıyla; "dosyaya sunulan bilirkişi raporları esas alınarak, hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli olmadığı, Mahkemece, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığı, tesis kadastrosunun gerçek sınırları yansıtıp yansıtmadığı hususlarını açıklamaktan uzak, davalı parsellerle olan sınırda tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftası birbirine örtüşür şekilde çakışmadığı halde bunun nedenleri üzerinde durmayan ve hal böyle iken neden uygulama kadastro sınırının esas alınması gerektiğini bilimsel verilerle açıklamayan, davacı parselinin eski ve yeni yüzölçümleri arasındaki farkın nedenlerinin tartışılıp yöntemince değerlendirilmediği ve uygulama kadastrosunun açıklanan ilke ve esaslara göre yapılıp yapılmadığını denetime imkan vermeyen, salt yüzölçümü farklılığının tecviz (kabul edilebilir hata) sınırları içinde kalıp kalmadığını irdelemekle yetinen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu açıklanarak, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, dosya içerisinde bulunmayan çekişmeli taşınmazlara ilişkin tesis kadastrosuna ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ile uygulama kadastrolarına ait ölçü krokileri, ölçü çizelgesi ve hesap cetvelinin getirtilmesi, dava konusu taşınmazların sınırlarını iyi bilen mahalli bilirkişi listesi tespit edilerek, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman harita mühendisi bilirkişi kurulu, dava konusu taşınmazların sınırlarını bilen mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılması, keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar (ve tesisler) bulunup bulunmadığı sorularak, varsa bunların ve taşınmaz üzerinde bulunduğu anlaşılan yapıların yerleri bilirkişilere işaretlettirilmesi ve krokide göstermelerinin istenmesi, fotoğrafları çekilmeli, uygulama kadastrosunda aradaki fiili sınırların değil esas alınması gerekenin taşınmazın tesis kadastrosu sırasında ölçü krokisi ve ölçü cetveline göre paftasına aktarılması sırasında hata olup olmadığının denetlenmesi olduğu gözetilerek, üç kişilik teknik bilirkişi kuruluna yukarıda ayrıntıları gösterildiği şekilde araştırma ve inceleme yaptırılarak denetime ve hüküm vermeye elverişli gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması suretiyle dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "temyize konu olmayan dava konusu 958 ada 25 ve 10 parseller arasında arasında oluşan sınırın uygulama yönetmeliğine uymadığı ve bilirkişi raporunun ekindeki krokide gösterildiği şekilde 33,Y1 ve 38 numaralı noktalardan geçen sınır olması gerektiği ve krokide (A) ile gösterilen 3,48 metrekarelik kısmın 10 numaralı parselin miktarından düşülerek 25 numaralı parsele eklenmesi gerektiği, davacının davasının bu parsel yönünden kabulüne, dosyada bulunan deliller ve harita mühendisleri tarafından heyet halinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda temyize konu dava konusu 958 ada 9 parsel numaralı taşınmazın 8 ve 10 numaralı parseller ile olan sınırının Uygulama yönetmeliği 4. Maddesinin h ve ı paragraflarında geçen geçerli ve sabit sınır tanımına aynen uyduğunun belirtildiği, Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışmanın, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesiyle 29.11.2006 gün ve 26361 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğe uygun olduğu" gerekçesiyle bu parseller yönünden davanın reddine; dava konusu 958 ada 25 ve 10 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince düzenlenen uygulama tespitlerinin iptaline, 958 ada 10 parsel sayılı uygulama parselinin 04.01.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 3,48 metrekare yüz ölçümündeki bölümün Balıkesir ili Ayvalık ilçesi Namıkkemal mahallesi 958 ada 25 parsel sayılı uygulama parseline eklenmek suretiyle, Balıkesir ili Ayvalık ilçesi Namıkkemal mahallesi 958 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 135,05 m², 958 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 59,77 metrekare olarak tapuya tesciline, 958 ada 8 ve 9 numaralı parsel sayılı taşınmazların komisyon tutanağı gibi tesciline karar verilmiş; hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Ancak, bu husus gözardı edilerek karar verilmiştir.
Şöyle ki; Mahkemece, hakkında komisyon kararı bulunan ancak tespiti değişmemiş olan, diğer bir ifadeyle komisyona yapılan itirazın reddedildiği dava konusu 958 ada 9 sayılı parsel sayılı taşınmaz ile hakkında komisyon kararı bulunmayan dava konusu 958 ada 8 sayılı parsel sayılı taşınmazlar hakkında "taşınmazların komisyon tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2. bendinin 2. satırındaki “komisyon tutanağı” sözcüklerinin hükümden çıkarılmasına, yerine “uygulama tespit tutanakları” ifadesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.