Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4893 K.2025/1568
8. Hukuk Dairesi 2023/4893 E. , 2025/1568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2165 E., 2023/861 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/266 E., 2022/137 K.
Taraflar arasında Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen vakıf yöneticilerinin görevden alınması ve itirazın iptali davaları sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ile davalılardan ... vekili ile davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalıların asıl davaya yönelik, davacı vekilinin birleşen dosyaya yönelik istinaf başvurusun esastan reddine, davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmak sureti ile davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalılardan ... vekili ile ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dosya dava dilekçesinde; davalıların yöneticisi oldukları "Yalova Eğitim, Kültür ve Çevre Vakfı"nın 23.07.2016 tarih ve 29779 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname" nin 2. maddesinin 1/c bendi uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen ... Terör Örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek kapatılan vakıflar arasında olduğu, Yalova Eğitim, Kültür ve Çevre Vakfı'nın yönetim kurulu üyesi olan davalıların 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 10/1-c. maddesi gereğince görevden alınması istenmiştir.
Birleşen dosya dava dilekçesinde ise; davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında idareyi zarara uğrattıkları idddiası ile Bursa 17. İcra Müdürlüğününün 2017/3603 Esas sayılı dosyası üzerinden 23.110,27 TL için yapılan takibe davalıların vaki itirazlarının iptali istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 10.06.2020 tarihli ve 2018/1527 Esas 2020/503 karar sayılı kararı doğrultusunda yapılan değerlendirmeye göre asıl dosyadaki dava yönünden, davalıların dava konusu hususlarda kasıtlı veya ağır kusurlu oldukları ispatlanamadığından ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile mahkemece verilen ilk kararın davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden kısmen kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan asıl davanın davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden reddine, asıl dosyadaki davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... istinaf yoluna başvurmadığından ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek bu davalılar yönünden istinaf öncesinde verilen karar doğrultusunda davanın kabulü ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Yalova Kültür Eğitim ve Çevre Vakfı Yöneticileri ..., ..., ..., ..., ..., ...'in vakıf yöneticilğinden azline, 5 yıl süre ile hiç bir vakıfta vakıf yöneticisi seçilememelerine karar verilmiştir. Birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise; Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2017/3603 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının Vakıflar Genel Müdürlüğü Bursa Bölge Müdürlüğü, borçlunun ..., ..., ..., ..., ... olduğu, asıl alacağın 22.500,00 TL, işlemiz faizin 610,27 TL, toplam alacağın 23.110,27 TL olduğu, takibe davalılar tarafından 14.04.2017 tarihinde itiraz edildiği, takibin 18.04.2017 tarihinde durdurulduğu, alınan bilirkişi raporunda Bursa 17.İcra Müdürlüğünün 2017/3603 esas sayılı takip dosyasının açıldığı 05.04.2017 tarihi itibariyle 22.500,00 TL asıl ve 687,95 TL işlemiş faiz olarak hesaplandığı belirtilmiş ise bu dosya yönünden tüm dosya kapsamına göre bu dosyadaki davalıların da dava konusu hususlarda kasıtlı veya ağır kusurlu oldukları ispatlanamadığı gerekçesi ile birleşen dosyadaki davanın da reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalılardan ... vekili ile davalı ... tarafından istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi 12.07.2018 tarih 2017/101 Esas 2018/299 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalıların vakıf yöneticiliğinden azline, 5 yıl süre ile hiç bir vakıfta vakıf yöneticiliğine seçilmemelerine karar verildiği, verilen kararın davalılardan ..., ..., ..., ..., ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairenin 10.06.2020 tarih 2018/1527 Esas 2020/503 karar sayılı kararı ile ceza dosyasının incelenmeksizin, teftiş raporunda müfettiş tarafından alınan tanık beyanlarına dayalı karar verilmesi yeterli görülmediğinden kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davalılar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan ceza davasının ispat edilemediğinden beraatle sonuçlandığı, kararın henüz kesinleşmediği, ceza yargılaması sırasında müfettişce beyanı alınan tanıkların tekrar beyanlarının alındığının anlaşıldığı, asıl dava yönünden davalılardan ..., ... ve ...'ın 20.06.2016 tarihine kadar görev yaptıkları, ...'in 30.12.2012, ...'nin 01.05.2015 tarihlerinde görevlerinden ayrıldıkları, davaya esas olan teftiş raporunun 01.01.2016 - 23.07.2016 tarihleri arasını kapsadığı gözetildiğinde ... ve ... hakkındaki davanın reddi, ..., ... ve ... hakkındaki davanın, görev yaptıkları süre içerisinde gerekli denetim ve kontrol işlemlerin yapmakta ihmal gösterdiklerinden yapılan usulsüz işlemlere sebebiyet verdiklerinin kabulü gerekirken bu davalıların tümü hakkında davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, öte yandan istinaf başvurusunda bulunan ... ve ... ve diğer davalılar ..., ..., ..., ... hakkında İlk Derece Mahkemesi 12.07.2018 tarih 2017/101 Esas 2018/299 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın davalılar tarafından istinaf edilmediği, dolayısıyla davacı açısından usuli kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu ve ... ve ...'in istinaf hakkının bulunmadığının anlaşıldığı; birleşen dava yönünden ise, Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/399 esas, 2021/732 karar sayılı dosyada teftiş raporunda telefonla beyanları alınan ve tutanakta imzası bulunmayan tanıklarının tekrar beyanlarının alındığı, tanık beyanları ile davalıların vakfı zarara uğrattıkları ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddi kararı yerinde olduğu belirtilerek, ... ve ...'in istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin asıl dosyaya yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak asıl dava yönünden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açılan davanın kabulü ile vakıf yöneticiliğinden azline, 5 yıl süre ile hiç bir vakıfta vakıf yöneticisi seçilememelerine, ... ve ... hakkındaki davanın reddine, davacı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılardan ... vekili ile ... temyiz edilmiştir.
Davacı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek teftiş raporuna göre vakfı zarara uğratan eylemlerin 2011-2016 yılları arasında gerçekleşmiş olmasına ve zararın bilirkişi raporu ile de belirlenmiş olmasına karşın ..., ..., ..., ... bakımından birleşen dava dosyasında itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi yerine davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirtilen ve inceleme sırasında anlaşılacak diğer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalılardan ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdikleri temyiz dilekçesinde; davalı ...'nın Yalova 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/399 Esas, 2021/732 Karar sayılı dosyasında beraatine kararı verildiği, beraat kararı verişmiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi'nin kararın kaldırılmasına yönelik ilamının yerinde olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalılardan ... Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdikleri temyiz dilekçesinde; üzerine atılı suç nedeni ile yargılandığı ceza davasında beraat ettiğini, dolayısı ile hakkında açılan görevden alma davasının reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Asıl dosyadaki dava, vakıf yöneticilerinin 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 10. maddesi kapsamında görevden alınmaları; birleşen dosyada ise vakfın zarara uğratıldığı iddiası ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
A) Asıl dosyaya yönelik davalılardan ... vekili ile ...'ın temyiz dilekçesi yönünden;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Davacı ... Genel Müdürlüğünün birleşen itirazın iptali davasına yönelik temyiz dilekçesi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre itirazın iptali davasına konu Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2017/3603 esas sayılı dosyası üzerinden davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından davalılar aleyhine 22.500,00 TL asıl alacak, 610,27 TL işlemiz faiz olmak üzere toplam 23.110,27 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açılmış olup davaya konu toplam 23.110,27 TL Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibari ile reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl dosyaya yönelik davalılardan ... vekili ile ...'ın temyiz dilekçelerinin yukarıda (A) bendinde açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
2.Birleşen dosyaya yönelik davacı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinin yukarıda (B) bendinde açıklanan nedenlerle REDDİNE,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.