Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/733 K.2025/1544
8. Hukuk Dairesi 2024/733 E. , 2025/1544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2057 E., 2023/1529 K.
KARAR : Davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/68 E., 2020/47 K.
Taraflar arasında Fethiye Kadastro Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı Orman İdaresi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Muğla ili Fethiye ilçesi Kargı Mahallesi çalışma alanında bulunan, 17 ada 45 parsel sayılı 358,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1985 yılından itibaren ... oğlu ...’nun kullanımında olduğu" şerhi yazılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesiyle; taşınmazın kendisinin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında dava, şerh sahibi ...' ya da yöneltilmiştir.
Davalı Orman İdaresi cevap dilekçesinde; davada husumetlerinin bulunmadığı gibi, hak düşürücü sürenin de geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının dahili davalı ...'nun dava konusu taşınmaz üzerinde kullanımı olmadığı yönünde olduğu, davalının da iddiasının moloz ve taş dökmek suretiyle kullanma biçiminde olduğu, mahalli bilirkişi ... ve davacı tanıklarının uyumlu beyanlarının dava konusu taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının davacının babası tarafından dikildiği yönünde olduğu, dahili davalının tespit tarihinde ve öncesinde ekonomik amaca uygun bir zilyetliği olmadığı, davacının, babasından intikal eden eklemeli zilyetliğe dayandığı ve davalının fiili kullanım durumu ile karşılaştırıldığında ekonomik amaca uygun zilyetliği bulunduğu" gerekçesiyle, davanın, davalı Orman İdaresi dışındaki davalılar yönünden kabulüne, çekişmeli 17 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile beyanlar hanesine, "Taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılmıştır, taşınmaz Himmet oğlu, ... T.C. Kimlik Numaralı, ...'nin kullanımındadır." şerhi verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tespitine ve tapuya tesciline, davalı Orman İdaresi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan keşifte, tarafsız olarak dinlenen mahalli bilirkişilerin, çekişmeli taşınmazı kullanan kimseyi görmediklerini ve tespit bilirkişilerinin ise çekişmeli yerin köye ait yol boşluğu olduğunu ve kullanan kimse olmadığını beyan etmeleri sonucunda, davacının çekişmeli taşınmaz kullanıcısı olmadığı, dolayısıyla davasını ispat edemediği, bu nedenle ilk derece mahkemesince açılan davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın, davalı Orman İdaresi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalı Hazine ve dahili davalı ... yönünden esastan reddine, çekişmeli 17 ada 45 parsel sayılı taşınmazın Ek-4 kullanım kadastrosu tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; kararın, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 25.04.2022 tarihli ve 2022/1413 Esas, 2022/3925 Karar sayılı ilamıyla; "Bölge Adliye Mahkemesince varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği belirtilerek, mahallinde yapılan keşifte dinlenen kişilerin taşınmaz üzerindeki ağaçları davacının babası tarafından dikildiğini beyan ettikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesi
gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "yapılan keşif ve alınan beyanlara göre, kullanım kadastrosu tespit tarihinde, çekişmeli taşınmazın davacı tarafından kullanıldığı tespit edilerek, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; kararın, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 23.05.2023 tarihli ve 2023/1551 Esas, 2023/3059 Karar sayılı ilamıyla; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) istinaf ve temyize dair hükümler gereğince, İlk Derece Mahkemesinin dava hakkındaki kararının istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılıp Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında yeniden karar verildiği hallerde, bu yeni kararın Yargıtay incelemesinden geçerek bozulması ve bozma ilamına Bölge Adliye Mahkemesince uyulmasına karar verilmesi durumunda, Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamının gerekleri doğrultusunda işlem yapılıp sonucunda davanın esası hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği, somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesi hükmü doğrultusunda İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair hüküm tesis edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz üzerine de Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesinin davanın reddine dair hükmünün bozulmasına karar verilmiş, akabinde Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak temyiz incelemesine konu kararın verildiğini, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesi'nce, bozma ilamına uyulmasından sonraki aşamada, bozma gereklerine uygun şekilde davanın esası hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde "davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine" şeklinde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dosya kapsamı ve dairemizce uyulmasına karar verilen ve bunun sonucunda davacı lehine usulü müktesep hak oluşturan, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamları gereğince, davanın; davada pasif husumeti bulunmayan Orman İdaresi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve diğer davalılar yönünden kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın, davalı Orman İdaresi dışındaki davalılar yönünden kabulüne, davalı Orman İdaresi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 17 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki belirtmenin iptali ile yerine (beyanlar hanesine) "Bu taşınmaz 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Taşınmaz, Himmet oğlu ...'nin kullanımındadır." belirtmesi yazılarak kadastro tespiti gibi tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; karar, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.