Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/136 K.2025/1579
8. Hukuk Dairesi 2024/136 E. , 2025/1579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/432 E., 2023/531 K.
DAVA TÜRÜ : Galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasına dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacılar ... ve ...'in Mülhak ... Bin Kaya Ağa ve Rüfekası Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespiti ile galle fazlasından faydalanmalarına karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacıların babası ...'in Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/25 Esas 2008/332 Karar sayılı ilamı dava konusu Vakfın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun anlaşılmasına göre davacılar ile vakıf arasında evlatlık bağının kurulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılar ... ile ...'in Kaya Zade ... Bin Kaya ve Rufekası Hüma ... vakfının galleye müstehik evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2023 tarihli ve 2021/17812 Esas, 2023/2770 Karar sayılı ilamı ile; Mülhak Güpgüpzade ... ... Ağa Vakfı Vakfının 1221 Hicri (1806 M.) tarihli vakfiyesinde tevliyet hususunun düzenlendiği bölümde geçen "... Dava konusu Vakfa ait 1167 H. tarihli vakfiyesinin galleye ilişkin bölümünde; "evlad-ı evlad-ı evlad-ı evlatlarım batnen ba'de batnin neslen ba'de neslin mutasarrıf olalar" ifadelerinin mevcut olduğu, vakfiyedeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, galle fazlasının batın şartı ile evlada bırakıldığı, re'sen UYAP üzerinden alınan nüfus kayıtlarının incelenmesinden davacılara göre üst batında sağ evlatların bulunduğu (..., ..., ... , ... ... ) anlaşıldığından, davacıların vakfiyede öngörülen batın şartını taşımamaları nedeniyle galle fazlası bakımından taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru..." görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak vakfiyede galle fazlası için batın şartı olduğu, davacılara göre ön batında sağ evlat olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacıların Kaya Zade ... Bin Kaya ve Rufekası Hüma ... Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespitine, galleye müstahak vakıf evladı olduklarına yönelik taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; davacıların babası ...'in galleye müstahak vakıf evladı olduğunu, ...'in ölüm tarihi itibari ile mirasçılarının ölüm tarihinden itibaren asaleten alacaklı olduklarını, Davacıların galleye müstahak vakıf evladı olduklarının açık olduğunu, açıklanan ve resen görülecek nedenlerle Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacı ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.