Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3920 K.2025/1446
8. Hukuk Dairesi 2023/3920 E. , 2025/1446 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/618 E., 2023/194 K.
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/108 E., 2020/42 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin temyiz başvurusunun süresinden sonra yapılması nedeniyle 18.05.2023 tarihli ek karar ile temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından, 18.05.2023 tarihli ek karar ise davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Esenyurt mahallesinde, 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve aynı kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulamaları 2002-2006 yılları arasında yapılmış, 17.01.2007 tarihinde Esenyurt köyü ilanı tahtasına asılmak süretiyle ilan edilmiş ve 18.07.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı dava dilekçesinde özetle; 40-50 yılı aşkın süredir zilyet ve tasarrufunda bulunan Taraklı ilçesi Esenyurt Mahallesinde bulunan taşınmazının kadastro tespit çalışmaları sırasında 101 ada 454 parsel adı altında 1.225,65 m²lik kısmının davacı adına, diğer kısmının ise 101 ada 500 parsel adı altında orman vasfı ile Hazine adına kaydedildiğini, Hazine adına kayıtlı 101 ada 500 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına kayıtlı 101 ada 454 sayılı tapu kaydına ilavesi suretiyle adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı 02.05.2017 havale tarihli ıslah dilekçesi ile uyuşmazlık konusunu Esenyut Mahallesi 101 ada 534 parsel sayılı taşınmaz olarak ıslah etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; " çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu,davacının iddiasını destekler biçimde dava konusu yapılan kısmın davacıya ait 454 parselle uyumlu olduğu, bütünlük arzettiği, orman vasfında olmadığı ve adına tescil kararı verilen kişi yararına keşif mahalinde dinlenen yeminli tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından davacının iddiasını doğrular nitelikte dava konusu yapılan kısmın uzun zamandır nizasız-fasılasız davacı tarafın hüküm ve tasarrufunda bulunduğu, bu hali ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kabulüne, Sakarya ili Taraklı ilçesi Esenyurt Mahallesinde kain davalı Hazine adına kayıtlı 101 ada 534 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının fen bilirkişisi ... 'ın 05.10.2017 havale tarihli raporunun ekli krokisinde (A) ile gösterilen kırmızı renge boyalı 5.270,37 m²'lik kısmının iptali ile davacı adına kayıtlı aynı ada 454 parsel sayılı taşınmaza tevhit ve tesciline " karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle imar ihyaya dayalı açılan tapu iptali tescil davalarında özellikle ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin olup olmadığının, zilyetlik var ise bu zilyetliğin davasız ve aralıksız 20 yıl boyunca devam edip etmediğinin Mahkemece yeterli bir şekilde araştırılıp irdelenmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da, 101 ada 534 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tek veya çok yıllık kültür bitkisinin ekim ve dikiminin olmadığı ve kuru boş tarım arazısı vasfında olduğunun belirtildiğini, eldeki davanın zilyetlik unsurları oluşmadığından redde mahkum bir dava olması sebebi ile usul ve kanuna aykırı bulunan Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu Sakarya ili Taraklı ilçesi Esenyurt Mahallesi 101 ada 534 parsel sayılı taşınmaza ait yerin, Esenyurt Mahallesi Orman Kadastrosuna göre yeşil renk ile gösterilen Devlet Ormanı olarak geçtiğini, parsel eğimi, toprak yapısı ve bitki örtüsü itibarıyla da orman vasfında olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, ormanların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve zamanla kazanılamayacağını, ayrıca davacı tarafın süresi içerisinde kadastro tutanaklarına itiraz etmediğini ve süresinde kadastro tutanaklarının iptali için dava açmadığını, bu nedenlerle müvekkil Kurum aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; " çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu,davacının iddiasını destekler biçimde dava konusu yapılan kısmın davacıya ait 454 parselle uyumlu olduğu, bütünlük arzettiği, orman vasfında olmadığı ve adına tescil kararı verilen kişi yararına keşif mahalinde dinlenen yeminli tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından davacının iddiasını doğrular nitelikte dava konusu yapılan kısmın uzun zamandır nizasız-fasılasız davacı tarafın hüküm ve tasarrufunda bulunduğu, bu hali ile 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kabulüne dair Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar Hazine vekili ile Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularınun esastan reddine" karar verilmiş, karar davalı ... İdaresi vekilince ve davalı Hazine vekilince istinaf gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz istemi temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ek kararına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, 23.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 15.05.2023 tarihinde verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan davalı Hazine vekilinin temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Davalı ... İdaresinin temyiz istemine ilişkin olarak ise; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.