Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4269 K.2025/1417
8. Hukuk Dairesi 2023/4269 E. , 2025/1417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/496 E., 2023/139 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tescil istemli olarak açılan, ancak tutanak düzenlenmesi nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılan davada, aktarma öncesi verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 22.01.2009 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; sınırlarını bildirdiği Muğla ili Milas ilçesi Dörttepe köyünde bulunan iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek, davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, Milas ilçesi Dörttepe köyü, ... Köyaltı mevkiinde kain 29.08.2013 tarihli müşterek rapor ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2.156,67 m²'lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 800,17 m²'lik kısmın ayrı ayrı parsel numaraları altında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 18/09/2014 tarihli ve 2014/3915 Esas, 2014/7771 Karar sayılı ilamıyla; "Usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, Muğla ili Milas ilçesi Dörttepe Mahallesinde kain bulunan 30.04.2016 düzenleme tarihli F. Ç. imzalı harita mühendisi bilirkişisinin rapordaki "Bilirkişi Raporu Krokisi"nde gösterilen ve 22/a ile güncellenen kayıtlara göre (A) ile işaretli 2.092,31 m² ve (B) ile işaretli 835,72 m²'lik alanların en sondan itibaren parsel numaraları verilerek ve ayrı ayrı parseller olarak davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılardan Hazine vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2018/1587 Esas, 2020/6274 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda ... yönünden taraf teşkili sağlanmadığı gibi, uyulan bozma ilamı gereklerinin de yerine getirilmediği, orman bilirkişisinin kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı uygulamasına göre taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı bildirilmiş ise de, orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanakları ve orijinal harita getirtilmediği için bu tespitin denetlenemediği, orman tahdidi seri bazda yapıldığı için taşınmazın önceki niteliğinin belirlenmesi için en eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi gerekirken en eski tarihli hava fotoğraflarının da incelenmediği, yine mahalli bilirkişilerin taşınmazların kullanılan yerlerden olduğuna ilişkin beyanları hava fotoğrafları ve ortofoto haritaları ile denetlenmediği, denetimde komşu parsellerin dayanak kayıtlarından da yararlanılmadığı; (A) harfiyle gösterilen bölümün batısındaki 853 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 3753 sayılı Zeytincilik Kanunu'na göre tescil edilmiş olan Kasım 1957 tarihli ve 20 numaralı zeytincilik tapusu batı yönünde davacının dedesi olduğu bildirilen “... ’e tevdi edilen zeytinlik” okuduğu halde yörede yapıldığı anlaşılan zeytincilik çalışması sırasında davaya konu taşınmazların da bu çalışmaya konu edilip edilmedikleri, edilmiş ise akıbetlerinin ne olduğunun da araştırılmadığı, bu doğrultuda Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilip, belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sırasında, yörede 2021 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan çalışmada, dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlendiği ve taşınmazların 198 ada 23 parsel numarasıyla senetsizden 2.033,23 m² ve 198 ada 25 parsel numarasıyla senetsizden 798,99 m² tarla vasıflarıyla Hazine adına tespit gördüğü anlaşılarak, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Görevli Kadastro Mahkemesince tutanaklar davalı ... getirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya kapsamına ve mahkemece yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanık anlatımları ile keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmazın, 1965 yılında seri bazda (Güllük Serisi ve Yaka Serisi) yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1967 yılında taşınmazın herhangi bir belirtme yapılmaksızın tespit harici bırakıldığı, 1974-1992-2009 ve 2015 tarihli hava fotoğraflarında üzerinde orman ağacı ve maki bitki örtüsü bulunmayan açık renkli ve münferit zeytin ağaçlarının görüldüğü, 2002-2021 tarihleri arasında çekilen uydu görüntülerinde ise aynı durumun tespit edildiği, 1977 tarihli memleket haritasında 23 parselin açık renkli alanda 25 parselin ise doğusunda yer alan arazilerle birlikte ibreli ağaç rumuzlu yeşil renkli alanda kaldığı, 1996 ve 2012 tarihli memleket haritasında geniş yapraklı ağaç rumuzu bulunan açık renkli alanda kaldığı, imar planı kapsamında olmayan taşınmazın Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/177 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen yerin dava konusu taşınmazları kapsadığı, klizimetre ile yapılan ölçümde 23 parselin %35, 25 parselin %36 eğime sahip olan taşınmazların evveliyatı ve günümüz itibariyle üzerinde kapalılık oluşturmuş maki bitki formasyonu ve münferitte olsa orman ağacı bulunmayan açıklık yerlerde olması, toprak erozyonu olmadığı gerekçesiyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi kapsamında orman vasfı taşımadığı, yine 6831 sayılı Kanun 1/j maddesi kapsamında maki bitki örtüsü bulunmayan açıklık sonrasında da münferit dağılımda zeytin ağaçları bulunan yer olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşımadığı, mera ve orman içi açıklık vasfında olmadığı, yine dava konusu 198 ada 25 parsel üzerinde 7 adet zeytin ağacının bulunduğu, en az 50-55 yaşındaki zeytin ağaçlarının imarının 1970'li yıllarda tamamlandığı, 1980'li yılların ilk yarısı itibariyle gelir elde edilebilen zeytinlik olarak değerlendirildiği, imar ihyasının keşif tarihinden 40 yıl önce tamamlandığı, ilk dava tarihi olan 2009 öncesinde 20 yıllık sürenin sağlandığı, davacının malik sıfatıyla nizasız aralıksız zilyetliğinin devam ettiği, diğer dava konusu 198 ada 23 parselde ise zeytin ağaçlarının en az 16 adedi 2009, 23 adedi ise 2016 itibari ile 20 yaşın üzerinde olduğu, zeytin ağaçlarının imarının 1970'li yıllarda tamamlandığı, 1980'li yılların ilk yarısı itibariyle gelir elde edilebilen zeytinlik olarak değerlendirildiği, imar ihyasının keşif tarihinden 40 yıl önce tamamlandığı, ilk dava tarihi olan 2009 öncesinde 20 yıllık sürenin sağlandığı, burada da davacının malik sıfatıyla nizasız aralıksız zilyetliğinin devam ettiği" gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu Muğla ili Milas ilçesi Dörttepe Mahallesi, ... mevki 198 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 2.033,21 m² yüzölçümü ile zeytinlik vasfı ile davacı ... adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu aynı yer 198 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespitinin iptali ile taşınmazın 798,99 m² yüzölçümü ile zeytinlik vasfı ile davacı ... adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1965 yılında seri bazda orman kadastrosu, 1967 yılında arazi kadastrosu, 1979 yılında 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik 2.madde uygulaması, 2012 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulaması, 2014 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi çalışmaları yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle,
Davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.