Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4879 K.2025/1444

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4879 📋 K. 2025/1444 📅 24.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4879 E.  ,  2025/1444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/560 E., 2023/649 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEMYİZ EDENLER : Davacı Hazine vekili, müdahil Orman İdaresi vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gazipaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/557 E., 2021/899 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili ve müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili ile müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Gazipaşa ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 2.257 parsel yeni 190 ada 24 parsel sayılı taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden iken kadastro işlemi sırasında davalı adına tespit gördüğünü ve kesinleştirilerek tapu kaydı oluşturulduğunu, Anayasanın 169 uncu maddesi gereği devlet ormanlarının mülkiyetinin devir olunamayacağını belirterek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahil Orman İdaresi vekili müdahali dilekçesinde; devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olamayacağını, zamanaşımı ile mülk edilinemeyeceğini, kamu yararı dışında itrifak hakkında konu olamayacağını, Anayasa ile koruma altına alındığını, dava konusu taşınmazın fiilen ve hukuken orman niteliğinde olduğunu, bu nedenle davalılar adına olan tapunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tescili gerektiğini, dava ve duruşmalara kabulü ile davacının talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "... taşınmazın evveliyatının orman sınırları dışında kaldığı, orman sayılan yerlerden olmadığı, imar ihyanın 45 yıl önce tamamlanmış olduğu ..." gerekçesiyle verilen davanın reddine dair kararın, davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesince; ".. hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, 1989 tarihli memleket haritasında taşınmazın batısının ibreli ağaç rumuzu ile yeşil alanda kaldığının belirtildiği, dayanağı hava fotoğrafı hakkında ise bir değerlendirmede bulunulmadığı, hava fotoğrafının kadastral paftayla sayısal ortamda çakıştırmasının ve stereoskopik incelemesinin yapılmadığı, Mahkemece geçerli bir orman kadastrosu çalışması yapılıp yapılmadığının belirlenmediği ve ilgili evrakların getirtilmediği açıklanarak, öncelikle orman kadastrosu yönünden taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdit çalışması bulunup bulunmadığının araştırılması, bilirkişi raporunda belirtilen boyama hatası üzerinde durulması, daha sonra en eski tarihli ve tespit tarihi olan 2006 yılından 20 - 25 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek getirtilmesi, bundan sonra taşınmaz başında keşif yapılarak, fen bilirkişisinden memleket haritaları ve hava fotoğrafları ölçekleri kadastro pafta ölçeğine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra dava konusu taşınmazın konumu çevre parsellerle birlikte memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması ..." gereklerine değinilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde; "... orman kadastro tutanakları, bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi beyanları dikkate alınarak taşınmazın orman olmadığı, özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazın 1953 hava fotoğrafında açıklık alanda kaldığı, 1963 memleket haritasında beyaz renkli meyve ağacı simgesi bulunan alanda kaldığı, amenajman planında orman alanları dışında kaldığı, taşınmazın marjinal tarım arazisi sınıfında olduğu, imar ihyasının dava tarihinden en az 45 - 50 yıl önce tamamlandığı tarım arazisi olduğu ..." gerekçesiyle, davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine ve asli müdahil Orman İdaresi vekilleri tarafından, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu, jeolojik açıdan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman toprağı vasfında olduğunun belirtildiği, eğiminin %35-40 olduğu, 1963 yılı ve öncesine ait hava fotoğraflarının incelenmediği iddiasıyla temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; çekişmeli eski 2257 yeni 190 ada 24 parsel sayılı taşınmazın orman tahdidinde orman sınırları dışında bırakıldığı belirlendiği halde dosya kapsamında 1971 hava fotoğrafı esas alınarak yapılan incelemeye göre hüküm kurulmuş olup, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası ile 1971 yılı hava fotoğrafından önceki tüm hava fotoğrafları bulundukları yerden getirtilip usulünce incelettirilerek taşınmazın evveliyatının orman sayılan yerlerden olup olmadığı, değilse davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra getirtilen belgelerin çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen belgeler daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine verilerek yerine uygulattırılıp, orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmiş ise imar - ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli ek rapor alınmalı ve bundan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin dava konusu 190 ada 24 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.