Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3433 K.2025/1184
8. Hukuk Dairesi 2023/3433 E. , 2025/1184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/350 E., 2023/67 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Mersin ili Silifke ilçesi Mara Mahallesinde 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) kapsamında 1974 yılında yapılıp kesinleşen kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazların sınır anlaşmazlığı nedeniyle tescil harici bırakıldığı 16.06.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda ifade edilmiştir.
Davacı vekili, 10.07.2008 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... (...) köyünde yaklaşık onbeş dönüm ve otuzbeş dönümlük iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu, 1937 tarihli vergi kaydı bulunduğunu iddia ederek, Medenî Kanunu'nun 713 üncü maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; 12.10.2011 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 28027 m² ve (B) harfi ile gösterilen 15832 m²'lik yüzölçümündeki taşınmazlara yönelik davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline, (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümleri hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.05.2014 tarihli ve 2014/3284 Esas, 2014/5770 Karar sayılı kararı ile; “...Mahkemece (A) ve (B) harfleri ile işaretli taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) harfli bölümlerinin eski tarihli resmî belgelerde açık renkli orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirildiği ve mahkemece buna göre karar verildiyse de; raporda taşınmazların kısmen de orman sınırı içinde kaldığının açıklandığı, kesinleşen orman kadastro haritası uygulamasını gösteren bir kroki eklenmediği, Dairenin 11.02.2014 günlü geri çevirme kararı ile bu konuda ek rapor hazırlanmasının istenildiği, aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan ek rapordan; (A) harfi ile işaretli taşınmazın batısında iki parça yerin 2/B alanında; (B) harfi ile işaretli taşınmazın kuzeyinde bir bölümünün de orman sınırı içinde işaretlendiği, Ancak; özellikle (A) harfi ile gösterilen bölümü içinde 2/B alanında kaldığı anlaşılan yerle ilgili çalışmanın 1977 yılında mı, yoksa 2013 yılında mı yapıldığı, kesinleşip kesinleşmediği konusunda bir açıklama bulunmadığı, bu durumda, dosyadaki raporların hüküm vermeye yeterli olmadığı, mahkemece, önceki keşiflerde görev almayan uzman bilirkişiler vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, yöreye ait 1977 ve 2013 yıllarında yapılan orman kadastro çalışmalarına ait haritaların ölçeği kadastro paftası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parseller ile değişik açı ve uzaklıkta en az 6-7 OS noktası görülecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli (A) ve (B) harfleri ile işaretli taşınmazın hangi bölümlerinin orman, 2. madde veya 2/B sınırı içinde kaldığı ayrı ayrı gösterilmeli, bu bölümlerin yüzölçümleri fen bilirkişiye hesaplattırılmalı, 1977 yılında yapılan çalışmaya konu olan yerlerle ilgili orman kadastrosunun veya 2. madde uygulamasının iptali için gerekli hakdüşürücü sürenin geçtiği düşünülmeli, 27.01.2009 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 sayılı Kanunun 5. maddesiyle, 6831 sayılı Kanuna eklenen Ek 10. maddesi uyarınca, Orman Kanununun 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 sayılı kanunlarla değişik 2. madde birinci fıkra (B) bendi uygulamalarına göre bu tür taşınmazların çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, ancak Hazine adına tescil edileceği gözönünde bulundurularak bu bölümler hakkındaki dava reddedilmeli, 2013 yılında yapılan 2/B çalışmasına konu bir yer varsa, dava nedeniyle kesinleşmeyeceği ve öncesi itibarıyla orman sınırı içinde kalmış olduğu dikkate alınarak bu bölüm hakkındaki dava da reddedilmeli, kalan kısımlar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmelidir...” gerekçesiyle hükmün bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, 01.12.2015 havale tarihli fen bilirkişisi Sıtkı Kızıloluk'un, 30.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda ve ekli krokilerde (A-1) ile ve sarı renkte gösterilen 24135.62 m²'lik kısım ile yine aynı raporda (B-1) ile ve sarı renkte gösterilen 14563.00 m²'lik kısmın davacı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 01.12.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve ekli krokilerde; A-2, A-3, A-4, A-5, A-6, B-2, B-3, B-4 ve (E) harfi ile gösterilen 1980.96 m²'lik yerin, 1945 parsel numarası ile tapuda kayıtlı 554.01 m²'lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ile dahili davalılar Orman İdaresi, ... ve ... vekilleri tarafından (A-1) ve (B-1) bölümlerine yönelik temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2020 tarihli ve 2017/8072 Esas, 2020/764 Karar sayılı ilamında; "...Mahkemece davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine ve davada kabul edilen çekişmeli taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş ise de taşınmazların en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumu ile dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarındaki durumunun incelenmediği, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamayacağı, O halde, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 1990-1995 yıllarına ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, Açıklanan yöntemle, yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları araştırılarak, yapılacak keşifte, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılması, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenmesi, bu yolda rapor alınması; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmesi; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmesi; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03/07/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş; bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu Mersin İli, Silifke İlçesi, Mara Mahallesi, Hotamış Mevkiinde bulunan iki farklı bölümde bulunan taşınmaza gelindiği, dosya içerisinde bulunan 30/11/2015 tarihli Fen Bilirkişisinin 1 nolu rapor ekinde bulunan ve A, A1 A2, A3, A4, A5, A6 olarak adlandırılan taşınmazların gezildiği, taşınmazın sürülü halde bulunduğu, bir kısmında yeni ekilmiş nohut olduğu, batı kısmının ormanlık arazi olduğu, doğu kısmının ise Kızılgeçit Mahallesinden parsellenmiş tapulanmış parseller bulunduğu, ikinci taşınmaz olan ve aynı tarihli Fen Bilirkişisi rapor ekinde 2 nolu rapor ekinde B1, B2, B3 ve B4 ile adlandırılan yerlerde buğday ekili olduğu, E, C ve D ile gösterilen kısımların ise taşlık, kayalık ve ardıç ağaçlarının bulunduğu..." gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, 22.06.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda ve ekli krokilerde (A-1) ile sarı renkte gösterilen 24135.62 m²'lik kısmın, (A-2) ile mavi renkte gösterilen 1590.59 m²'lik kısmın, (A-3) ile mavi renkte gösterilen 1355.34 m²'lik kısmın, (A-5) ile yeşil renkte gösterilen 402.62 m²'lik kısmın, (B-1) ile sarı renkte gösterilen 14563.00 m²'lik kısmın, (B-2) ile yeşil renkte gösterilen 98.73 m²'lik kısmın, (B-3) ile yeşil renkte gösterilen 60.42 m²'lik kısmın, (B-4) ile yeşil renkte gösterilen 1110.17 m²'lik kısmın davacı ... Oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 22.06.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda ve ekli krokilerde; (A-4) ile yeşil renkte gösterilen 97.81 m²'lik kısım, (A-6) ile yeşil renkte gösterilen 445.57 m²'lik kısım, (C) harfi ile mavi renkte gösterilen 984.36 m²'lik kısım, (D) harfi ile mavi renkte gösterilen 7280.72 m²'lik kısım ve son olarak (E) harfi ile yeşil renkte gösterilen 554.01 m²'lik yerin orman sınırları içerisinde kalması sebebiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 22.06.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve ekli krokilerin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili, davalı Hazine vekili, davalı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-(A1) ve (B1) bölümleri yönünden davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak İlk Derece Mahkemesi kararında hüküm fıkrasının birinci bendinde kabul kararı verilen (A1) ve (B1) bölümleri yönünden taşınmazların niteliğinin belirtilmediği dikkate alınarak bilirkişi raporlarında tarla olduğu tespit edilen taşınmazların "tarla vasfıyla" tesciline dair ibarenin eklenmesi gerekmekte olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-(A2), (A3), (A4), (A5), (A6) ve (B2), (B3), (B4) bölümleri yönünden yapılan inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2017 tarihli kararıyla (A2), (A3), (A4), (A5), (A6) ve (B2), (B3), (B4) bölümleri yönünden davanın reddi ile bu kısımların orman vasfıyla Hazine adına tescil karar verildiği ve bu kararın davacı tarafından temyiz konusu yapılmadığı, ilgili taşınmazlar yönünden anılan hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, usulü kazanılmış haklar dikkate alındığında Mahkemece temyize konu kararda bu taşınmazlar yönünden kabul kararı verilerek çelişkiye neden olunduğu anlaşıldığında davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
1-Yukarıda 1 nolu bentte açıklandığı üzere; davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı Orman İdaresi vekilinin (A1) ve (B1) bölümleri yönünden sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "tapuya kayıt ve tesciline" ibaresinden önce gelmek üzere "... tarla vasfıyla ..." ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu suretle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Yukarıda 2 nolu bentte açıklandığı üzere; (A2), (A3), (A4), (A5), (A6) ve (B2), (B3), (B4) bölümleri yönünden hükmün BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığına iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.