Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6453 K.2025/895
8. Hukuk Dairesi 2022/6453 E. , 2025/895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/25 E., 2022/219 K.
KARAR : Davanın ve birleşen davanın kabulü
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Demirciler Köyünde 26.07.1963 tarihinde kadastro çalışmalarına başlanılmış ve kadastro sonuçları 16.02.1967 tarihinde 30 günlük askı ilanına alınmıştır. Askı ilanı süresi içerisinde itiraz edilmeyen taşınmaz malların kadastro (tapulama) tutanakları 13.07.1967 tarihinde tapuya devri sağlanmıştır. Dava konusu taşınmaz kadastro sırasında tescile konu yerlerin herhangi bir belirtmesi yapılmayarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre seri bazda yapılıp 05.07.1971 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 02.9.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Davacı ... dava dilekçelerinde özetle; asıl dava ve birleşen 2014/53 Esas sayılı davalarında, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Manavgat ilçesi ... Mahallesinde bulunan dört parça tespit dışı taşınmazı imar ve ihya ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek adına tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Hazine cevap dilekçesi ile çekişmeli taşınmazların TMK'nin 713/6 ncı maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra; "TMK'nin 713 üncü maddesinde aranan koşulların davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle fen bilirkişi tarafından düzenlenen 28.6/2014 tarihli rapor ve krokide (A), (B), (C) ve (D) ile işaretlenen sırasıyla 1.460,59 m2- 2.697,54 m2 1.859,93 m2 - 1.586,37 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline" karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/7184 Esas ve 2016/9600 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; 4721 sayılı Medeni Kanunu'nun 713/3 üncü maddesi uyarınca, tescil davaları Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılmalıdır. Çekişmeli (C) ile işaretlenen taşınmazın kuzeyinde orman bulunduğu halde kanunun açık hükmüne rağmen Orman Yönetimi davaya dahil edilmeden yokluğunda yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Yine 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6360 sayılı Kanun) 1/2. maddesi ile Antalya Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletilmiş; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmışlardır. Demirciler Mahallesi büyükşehir sınırları içinde yer aldığından, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu (5216 sayılı Kanun) hükümleri ve 6360 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesinin 13 üncü fıkrası gereğince, Demirciler Mahallesinin bağlı bulunduğu ... ve Manavgat Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde kanuni zorunluluk bulunduğu halde ... davaya dahil edilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulmuştur. Taraf sıfatı 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup istek olmasızın resen gözetilmelidir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, "kadastro sırasında tescile konu yerlerin herhangi bir belirtmesi yapılmayarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taşınmazın niteliğinin ve kullanım durumunun tespiti bakımından mahallinde keşif yapılmış olup, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların müşterek beyanlarından; taşınmazın, davacının babası tarafından tarıma açıldığı, vefatından sonra çocukları arasında yapılan taksimat gereği davacıya kaldığı, taşınmazın halen davacı tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, ziraatçı bilirkişi raporuna göre taşınmazın dava tarihinden önce 30-40 yıldan fazla süre sınırları değişmeden sabit kaldığı, üzerindeki ağaçların yaşları, toprağın özelliği ve hava fotoğraflarından anlaşılacağı üzere, ziraat arazisi olup dava tarihinden önce olmak üzere 30-40 yılı aşkın bir süredir imar ve ihya edilerek kullanıldığı, orman bilirkişi raporuna göre taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında, orman sayılmayan yerlerden olduğu tespit edilmiş olup zilyetlik ile tescil şartları mevcut olduğundan..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilince esasa ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ;Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.