Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2963 K.2025/894

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2963 📋 K. 2025/894 📅 10.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2963 E.  ,  2025/894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/292 E., 2022/334 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu ... köyü 101 ada 250 parsel sayılı taşınmaz 2002 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında ise 11459,89 m² yüzölçümüyle belgesizden çalılık niteliğiyle Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu, 1978 yılında yapılan 2 nci madde uygulamaları ve 1987 yılında kesinleşen 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle, çekişmeli taşınmazın davacının murislerinden kaldığı ve zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile zeytinlik niteliğiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından kendisine harç yükletilmesinin doğru olmadığı, davalı Hazine tarafından ise esasa ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2014/2834 Esas ve 2014/4612 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ''Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın 1962 tarihli hava fotoğrafında açık alanda kaldığı, 1996 basımlı memleket haritasında zeytinlik işaretli alanda gözüktüğünden orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmakla birlikte rapor ekindeki hava fotoğrafı ve memleket haritasında taşınmaz tek parsel şeklinde işaretlenmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine aynı orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki aplikeli 1957, 1958 ve 1972 çekim tarihli hava fotoğraflarında ve 1959, 1977 ve 1996 basımlı memleket haritalarında ise çekişmeli taşınmazın bir bölümü koyu alanda bir kısmı açık alanda işaretlenmiştir. Dolayısıyla orman raporu kendi içinde çelişkili olduğu gibi Dairenin geri çevirme kararı üzerine alınan ek rapor ile de çelişkilidir. Bu durumda karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz." denmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, Muğla ili Milas ilçesi ... Mahallesi 101 ada 250 parsel sayılı taşınmazın zeytinlik niteliği ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2021/9672 Esas ve 2021/12117 karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, uzman teknik bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın öncesinin 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi kapsamında eğimi %12'yi aşan ve dolayısıyla toprak muhafaza karakteri taşıyan fundalık ve çalılık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğunun, taşınmazın zemininde yer yer büyük kayalıklar bulunduğunun ve taşınmazın 1992 tarihli hava fotoğraflarında çalılık vasfında olduğunun belirlenmiş olması karşısında, kadastro tespitinin yapıldığı 2002 yılı itibariyle davacı yararına imar - ihya ve zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluşmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Davacı ... vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2022/626 Esas ve 2022/4760 Karar sayılı ve 23.05.2022 tarihli ilamıyla karar düzletme talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin sunmuş olduğu temyiz dilekçesinden özetle; davacının taşınmazda ataları ile birlikte 70-80 yıldan beri zilyetliği sürdürmüş bulunduğunu, taşınmazın zeytinli tarla olarak nizasız fasılasız malik olarak davacının tasarrufunda olduğunun sabit olduğunu, dava konusu taşınmaz zilyetlikle mülk edinme şartlarının tamamına haiz olduğundan Mahkemece verilen davanın reddi kararı hukuka ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.