Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4653 K.2025/874
8. Hukuk Dairesi 2023/4653 E. , 2025/874 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/292 E., 2015/269 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili 18.12.1995 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı adına tapuda kayıtlı olan, Çanakkale ili Yenice ilçesi ... köyü 108 ada 29 parsel sayılı taşınmazın devlet ormanı ile çevrili bulunduğunu, orman bütünlüğünü bozduğunu ve orman sayılan yerlerden olduğunu bu nedenle zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.05.2014 tarihli ve 2014/3967 Esas, 2014/5814 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları, amenajman planı taşınmazın kadastro paftası ile çakıştırılarak taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmeden, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu, bu doğrultuda en eski hava fotoğrafı ve ilgili belgeler incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereklerine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "toplanan deliller ve bilirkişi beyanları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Çanakkale ili Yenice ilçesi ... köyü 108 ada 29 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit gördüğü, bilirkişilerin sunmuş olduğu raporlar dikkate alındığında orman amenejman planı, memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1992 yılında 3402 sayılı Kanun uygulamalarına esas olmak üzere 6831 sayılı Kanun'a göre orman sınırlarının tespiti ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyulmuş olmasına rağmen, bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Şöyle ki; bozma ilamında dava konusu taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi açısından en eski tarihli hava fotoğrafının incelenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda 1971 yılı hava fotoğrafı incelenmiştir. Anılan bu hava fotoğrafı, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı değildir. Zira dava konusu parselle aynı adada bulunan uzak komşularından 108 ada 25 parsele ilişkin olarak daha önce Dairemizde temyiz incelemesine konu olan 2022/3972 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporları incelendiğinde yöreye ait en eski hava fotoğraflarının 1940 ve 1953 tarihli olduğu görülmüştür. Bu nedenle, hükme esas alınan orman bilirkişi raporu çekişmeli yerin niteliğini belirleme noktasında yeterli bulunmamaktadır. Kaldı ki; hükme esas raporda 1971 yılı hava fotoğrafının üzerinde kısmen koyu olan yerlerin olduğu belirtilmiş, bu yerlerin armut, elma ağacı ve çevredeki meşe ağaçlarından gelen meşe fidanları olduğu açıklanmış, ancak sayısı ve yaşları da ayrıntılı olarak açıklanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırmaya dayalı bilirkişi raporuna göre karar verilemez.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, yöreye ait en eski tarihli olan 1940 ve 1953 yılı hava fotoğrafları ve bu fotoğraflar esas alınarak üretilmiş memleket haritası getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, anılan hususlar gözden kaçırılarak, yanılgılı değerlendirme ile ve dahi bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.