Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4158 K.2025/885

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4158 📋 K. 2025/885 📅 10.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4158 E.  ,  2025/885 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1882 E., 2023/1306 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/306 E., 2021/51 K.
Taraflar arasında tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu İstanbul ili Silivri ili Çanta (...) Mahallesi eski 464 parsel, yeni 175 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu çalışma alanında 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre 1978 yılında yapılan çalışmada dava konusu taşınmazın davacının da aralarında bulunduğu gerçek kişiler adına senetliden tespit gördüğü, 17.06.1982 - 18.07.1982 tarihleri arasında ilan edildiği, süresinde yapılan itiraz sonucu Silivri Kadastro Komisyonunun 27.11.1985 tarihli ve 182 sayılı kararı ile 1943 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun ) göre yapılan ve 1952 yılında Hazine adına tescil edilen Kurtulmuş Ormanı tahdit sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle taşınmazın tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun'a göre 1943 yılında yapılan orman tahdidi çalışmaları, 1988 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre eski tahdidin aplikasyonu, henüz sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve tüm bu ormanlarda 3302 sayılı 31.8.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları, 1991 yılında yapılan Şekli ve Hukuki Noksanlıkları düzeltme çalışması ve 02.10.2017 - 31.10.2017 tarihleri arasında ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre fenni hataların tespit edilmesi ve düzeltilmesi çalışmaları bulunmaktadır.
Davacı; İstanbul ili Silivri ilçesi Çanta (...) mahallesi eski 464 parsel, yeni 175 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, orman kadastro haritalarındaki teknik hataları tespit ve düzeltme raporu ile orman sınırları içerisine alındığını ve vasfının orman olarak tespit edildiğini, taşınmazın orman vasfında olmadığını, taşınmazın babasının tapulu arazisi olduğunu açıklayarak, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7. maddesi uyarınca orman vasfına sahip olmayan taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu İstanbul ili Silivri ilçesi Çanta (...) Mahallesi, 464 parsel sayılı taşınmazın davacı ... tarafından açılan dava sonucunda Silivri Kadastro Mahkemesi'nin 1986/12 Esas ve 1989/40 karar sayılı ilamıyla orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiği, daha sonra yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışına çıkartılmadığı, taşınmazın halen orman olarak tescilli olduğu ve 6292 sayılı Kanunun 11/10 maddesi gereğince yapılan çalışmalarda da orman olarak tahdit haritasında gösterildiği, her ne kadar davacı tarafından bu taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince adına tescili talep edilmiş ise de, bu Kanuna göre tescil talebinin ancak 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazlara yönelik istenebileceği, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılmadığı ve bu nedenle taşınmazın davacı adına tescilinin mümkün olmadığı, ayrıca Silivri Kadastro Mahkemesinin 1986/12 Esas ve 1989/40 karar sayılı ilamının taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili, taşınmazın orman vasfında olmadığını ileri sürmüş, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında davacı adına tescilini talep ederek kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf dilekçesindeki benzer gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.