Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2624 K.2025/625

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2624 📋 K. 2025/625 📅 03.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2624 E.  ,  2025/625 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/310 E., 2022/36 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş olup bu karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili Beykoz ilçesi Elmalı ve Örnekköy Mahallelerinde 19.04.1990 tarihinde ilan edilen 3302 sayılı 31.8.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulamasında eylemli durumu orman olan Elmalı 173 ada 5-6-7-8 ve 9 parsel numaralı taşınmazların orman sınırları dışarısına çıkarıldığını ve bu yanlışlığın müfettiş raporları ile kanıtlandığını belirterek 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamalarının yok hükmünde sayılmasına, taşınmazların vasıflarının orman olarak düzeltilmesine ve üzerilerindeki şerhlerin silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
İlk Derece Mahkemesince, "... çekişmeli taşınmazlara ilişkin dava dosyası Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/401 Esas sayılı dosyasından tefrik edilmiş, mahkemece dava konusu yerin öncesi orman iken 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a (5831 sayılı Kanun ) göre yapılan çalışma sonucunda 2/B uygulamasına tabi tutulup buna göre yapılan işlemin hatasız olup dava konusu parsellerin açık alan ve bahçe niteliğinde bulunduğu ..." gerekçesiyle verilen davacı ... İdaresinin davasının reddine dair önceki karar, davacı ... İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.06.2020 tarihli ve 2017/9787 Esas, 2020/2021 Karar sayılı ilamıyla; "... çekişmeli taşınmazların maliki Beykoz Belediye Başkanlığının davaya katılımı sağlanarak husumet yaygınlaştırılması, tarafların ileri sürecekleri delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda "... 1981 tarihi öncesinde dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'yla (3402 sayılı Kanun) değişik Ek-4 maddesine göre yapılan tahdit ve tespit çalışması sırasında eylemli orman özelliği taşımadığı, fındık bahçesi olduğu, 1982 yılında dava konusu taşınmazlardan 5 - 6 parsellerin açık halde olduğu, 7 - 8 ve 9 numaralı parsellerde ise seyrek fındık ocaklarının bulunduğu, taşınmazlarda orman bitki örtüsünün bulunmadığı, 2006 yılı itibariyle sahada meyve ağaçlarının gelişmiş olduğu, aralarında ekilmiş açık alanların bulunduğu, keşif gününde ise taşınmazların üzerinde herhangi bir orman bitki örtüsünün mevcut olmadığı, 5 - 6 - 7 - 8 ve 9 parsellerin kapama fındık bahçesi olduğu, fındık ocaklarının yaşlarının 25-30 yıl olduğu, fındık ağaçları arasına seyrek olarak dikilmiş yaşları 25-40 arasında değişen muhtelif meyve ağaçlarının bulunduğu, taşınmazların orman olmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Orman Kanunu' nun 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulamalarının yok hükmünde sayılması istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun ) hükümleri gereğince 1939 yılında yapılan orman tahdidi, 19.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ve 27.07.2010 tarihinde ilan edilen 3402 sayılı Kanun'un Ek- 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları bulunmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi