Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6175 K.2025/624
8. Hukuk Dairesi 2022/6175 E. , 2025/624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/198 E., 2022/217 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili ve davalı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili Merkez ilçesi ... köyünde 2000 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında 48 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman sınırları içine alındığını, davalı tarafından orman kadastrosunun iptali için Kadastro Mahkemesine açılan 2006/67 Esas sayılı dava dosyasında, taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili ile müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin ilk karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/3736 Esas, 2016/1037 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde verilen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin önceki karar, davacı Orman İdaresi vekili ve davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/4275 Esas, 2021/3054 Karar sayılı ilamıyla; "... hükme esas alınan 28.06.2017 tarihli teknik bilirkişi kurulu raporunda açı, ölçü ve koordinat değerleri ile alan hesab bulunmadığından (A) harfi ile gösterilen bölümün yüzölçümünün nasıl hesaplandığı anlaşılamamakta olduğu, raporun bu haliyle infaza elverişli olmadığı açıklanarak, çekişmeli taşınmaz başında fen bilirkişisi refakatiyle keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın tahdit sınırları içinde kaldığı belirlenen (A) harfli bölümünün kırık noktaları, koordinat değerleri ile alan hesabını gösterir infaza elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda 25.03.2022 tarihli serbest orman yüksek mühendisi, harita mühendisi ve fen teknikeri marifetiyle tahdit sınırları içinde kaldığı belirtilen (A) harfi ile gösterilen bölümün kırık noktaların koordinat değerleri alan hesabını gösterir kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek zemine uygulandığı, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde infaza ve denetime elverişli rapor ve kroki düzenlendiği, buna göre kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan bilirkişilerin (A) harfi ile gösterilen 154,31 metrekarelik yüzölçümdeki alanın orman sayılan yerlerden olduğu ..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddi ile dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 154.31 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, meni müdahale talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Orman İdaresi vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 24.04.2006 tarihinde ilâna çıkarılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I inci maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.