Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3607 K.2025/399
8. Hukuk Dairesi 2023/3607 E. , 2025/399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, Seydikemer ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... ve arkadaşları adına kayıtlı bulunan eski 295 parsel sayılı 2.410,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 159 ada 3 parsel numarasıyla ve 2.454,97 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında taşınmazının yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 159 ada 1, 2, 4, 5 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak, bu taşınmazların kayıt malikleri aleyhine dava açmıştır. Yargılama sırasında taşınmazdaki eksilmenin yoldan kaynaklandığının belirlendiği gerekçesiyle Hazine, ... ve ... davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece ilk hükümle; davanın kısmen kabulüne, 159 ada 1, 2, 4, 5 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tescillerine, 159 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 13.01.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 60,57 metrekarelik kısmın yoldan ifraz edilerek 159 ada 3 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 14.10.2019 tarihli ve 2016/11970 Esas 2019/6333 Karar sayılı ilamı ile davacının paydaşı bulunduğu eski 295 (yeni 159 ada 3) parsel sayılı taşınmazın kendisi dışındaki diğer tapu maliklerinin yöntemince davaya katılımını sağlaması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, yeniden yapılan yargılama neticesinde, 24.02.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda, eski ve yeni pafta durumlarının karşılaştırıldığı, davacıya ait 159 ada 3 parsel ile davalılara ait parsellerin sınırlarında davacı aleyhine sınır daraltılması ve miktar azalması bulunmadığı, pafta sınırlarının zeminde yer alan sabit sınırlarla uyumlu olduğu, güney sınırında bulunan ve yol olarak bırakılan alanda kaldığı anlaşılan (A) harfi ile gösterilen kısmın ise, zemindeki yoldan duvar ve kot farkı ile ayrıldığı, davacının değişmeyen sabit sınırları içerisinde kaldığı, davacının yol ile olan sınırının tesis kadastro tarihinden buyana değişmeyen sabit sınır olduğu, bilirkişi raporunda her ne kadar, zeminde önceden beri mevcut olup değişmediği anlaşılan yolun (B1, B2, B3 harfleri ile gösterilen) 160 ada 2-3-4 parsellerden ayrılması gerektiği ifade edilmiş ise de, bu parsellere yönelik olarak açılmış bir dava bulunmadığından, hükme esas alınmadığı, davacının, davalılara ait 159 ada 1, 2, 4, 5 parseller ile olan sınırlarında farklılık bulunmadığı, zemin ile uyumlu olduğu, yalnızca yol ile aralarındaki sınırın hatalı tesis edildiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, Muğla ili Seydikemer ilçesi ... Mahallesi eski 295 yeni 159 ada 3 parselin uygulama kadastrosu tespitinin iptali ile 13.01.2016 tarihli Fen bilirkişi raporuna ek (A) harfi ile gösterilen 60,57 metrekarelik kısmın 159 ada 3 parsele eklenerek 159 ada 3 parselin toplam 2.515,54 metrekare yüzölçümü ile tapu kayıt malikleri adına önceki vasfıyla tesciline, eski 293 yeni 159 ada 1; eski 294 yeni 159 ada 2; eski eski 298 yeni 159 ada 5; eski 299 yeni 159 ada 4 parsellerin uygulama kadastrosu tespiti gibi tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179.90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.