Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2995 K.2025/218
8. Hukuk Dairesi 2023/2995 E. , 2025/218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince dava konusu 6660 ada 3 parsel yönünden bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından vekalet ücretine, davacılar vekili tarafından ise esasa yönelik olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Arnavutköy/... Mahallesi çalışma alanında bulunan 126 ada 2 parsel sayılı 43.819,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak çalılık vasfıyla; Arnavutköy/... Mahallesi 6660 ada 3 parsel sayılı 21.299,49 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ise, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla, kullanıcısız olarak Hazine adına tespit edildikten sonra, yargılama devam ederken 25.03.2015 tarihinde dava konusu 126 ada 2 parsel sayılı taşınmaz "orman vasfıyla" Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde; Arnavutköy/... Mahallesi 126 ada 2 ve 6660 ada 3 parsel sayılı taşınmazların kendi fiili kullanımlarında bulunduğunu ileri sürerek, lehlerine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmişler ve yargılama sırasında müdahil ..., çekişmeli 126 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak davaya katılmış ve asli müdahil 15.02.2016 tarihli dilekçesiyle Orman İdaresini davaya dahil etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hükmün, asli müdahil ... vekili tarafından 126 ada 2 parsele, davacılar ... ve ... vekili tarafından ise 6660 ada 3 parsele yönelik olarak temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 07.05.2019 tarihli ve 2016/13019 Esas, 2019/3373 Karar sayılı ilamıyla; "... 126 ada 2 parsel hakkında verilen hükmün onanmasına karar verildikten sonra, 6660 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden, dava konusu taşınmazı gösterir, tespit tarihi olan 2010 yılına en yakın tarihli yüksek çözünürlüklü hava ve uydu fotoğrafları getirtilmesi ve sonrasında mahallinde, taşınmazı iyi bilen mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ile fen ve ziraatçı bilirkişi eşliğinde keşif yapılması, Keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın tespit tarihinde ve öncesinde kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı, tespit tarihi itibariyle fiili kullanım olup olmadığı, var ise kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, tespit günü itibariyle fiili kullanımın terk edilip edilmediği hususlarında ayrıntılı bilgi alınması, alınan beyanlar ile önceki keşif beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesine çalışılması, keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir rapor ve kroki alınması, çekişmeli taşınmaz getirtilen uydu fotoğrafı üzerinde gösterilmesi, ziraatçı bilirkişiden, taşınmazın tespit tarihindeki niteliğini ve kullanım durumunu bildiren denetime elverişli rapor alınması, tespit tarihi itibariyle fiili kullanım mevcut ise, o tarihteki lehine kullanım şerhi verilmesi gerektiği dikkate alınması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asli müdahil ...' in davası yönünden verilen 12.05.2016 tarihli 2013/241 Esas, 2016/372 Karar sayılı hükmün kesinleştiği dikkate alınarak, yeniden karar verilmesine yer olmadığına; davacılar ... ve ...'nun davasının reddine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından vekalet ücretine, davacılar vekili tarafından ise esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1. Dahili davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince, gerekçeli karar başlığında Orman İdaresi de davalı olarak gösterilmiş ise de, Orman İdaresinin 126 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı sıfatının bulunduğu ve bu taşınmaz hakkında verilen önceki hükmün kesinleşmesi ile esasen davada sıfatının kalmadığı, gerekçeli karar başlığında yer almasının da kendisine taraf sıfatı da kazanamayacağı, bu nedenle lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteminin REDDİNE;
Davacılar ... ve ... vekilinin, temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile dava konusu 6660 ada 3 parsel hakkında verilen hükmün ONANMASINA;
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.