Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2861 K.2025/198
8. Hukuk Dairesi 2023/2861 E. , 2025/198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, Ağrı ili Eleşkirt ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 28 parsel sayılı 300000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, davacılar adına tespit edildikten sonra Eleşkirt Kadastro Mahkemesi'nin 2009/188 Esas, 2010/71 Karar sayılı kararına istinaden 19.09.2011 tarihinde hükmen orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili; Ağrı ili Eleşkirt ilçesi ... köyü 123 ada 28 parsel sayılı taşınmazın, çayır vasfıyla davacılar adına tespit edilmiş iken Eleşkirt Kadastro Mahkemesinin 2009/188 Esas ve 2010/71 Karar sayılı ilamı ile davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın orman veya mera olmadığını, süresinde davanın açıldığını, taşınmaza ilişkin dayanak tapu kaydı arazi kayıt örneği bulunduğunu ve Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesinde 1970/103 Esas ve 1980/152 Karar sayılı dosyasıyla meni müdahale davasının görüldüğünü ileri sürerek, davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili cevabında; taraflar arasında kesin hüküm bulunduğunu, davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ve ormanların zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Eleşkirt Kadastro Mahkemesinin onanarak kesinleşen 2009/88 Esas, 2010/71 Karar sayılı dosyasında verilen hüküm fıkrasıyla, iş bu dosyanın talep sonucunun aynı olduğu, ilk karardaki dava sebebepleri yani davalıların davanın reddini gerektirdiğini iddia ettikleri sebepler ile bu dosyamızdaki davacıların davalarını dayandırdıkları vakaların aynı olduğu, her iki davada da tarafların aynı olduğu, sıfatların yer değiştirmiş olmasının kesin hüküm için engel teşkil etmeyeceği, her ne kadar bu davada davacı ...’ın mirasçıları yer alsa da kesin hükmün külli halefler hakkında da geçerli olduğu her iki dosyada da dava konusu edilen parselin yapılan keşif ve alınan fen bilirkişi raporundan aynı parsel olduğu maddi anlamda kesin hükmün bütün unsurlarının dosyada oluştuğu, ayrıca Kadastro Kanunu madde 34 hükmüne göre kadastro mahkemesi kararlarının davada taraf olanlar ile taraflar dışında hak iddia ederek davaya müdahil sıfatıyla katılanların leh veya aleyhinde kesin hüküm teşkil edeceği ..." gerekçeleriyle, davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nce; "... kadastro mahkemesindeki dava ile eldeki davanın konusunun 123 ada 28 parsel olduğu, taraflarının aynı kişiler olduğu, dava sebebi yönünden ise eldeki davada dayanılan tapu kayıtlarının, Kadastro Mahkemesi dosyasında dosyaya taraflarca ibraz edilen Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.10.1980 tarih ve 1980/10816 E. 11952 K. Sayılı ilamında belirtilen ve Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.1980 tarihli 1980/103 - 152 E.K sayılı kararına dayanak alınan 1297 tarih ve 73 ve 83 numaralı kayıtların tedavül kaydı olduğu, kadastro mahkemesinde yapılan yargılamada dava konusu taşınmazın 4785 sayılı Kanun ile devletleştirilen taşınmazlardan olduğunun belirlendiği, davacıların dayandığı 1979 tarih 9 numaralı kaydın dayanağı 1297 tarih ve 73 ve 83 numaralı taşınmazların da anılan kanun karşısında hukuki kıymetini kaybettiği ve dayanak belgelerin kadastro mahkemesince de değerlendirildiği, dava sebebinin de aynı olduğu, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.