Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2122 K.2025/56
8. Hukuk Dairesi 2023/2122 E. , 2025/56 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalının mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kumru ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 200 ada 1 nolu parselin davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın orman kadastro sınırları içerisinde kaldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uyarınca orman tahdit komisyonunca yapılan kesinleşmemiş tahdit çalışmalarında dava konusu parselin orman sınırları dışında kaldığı, ancak orman kadastrosunun kesinleşmediği, dava konusu taşınmazın 28.04.2006 tarihli orman ve fen bilirkişilerin müşterek imzalı raporuna ekli krokide (B) harfi ile işaretli yeşil renge boyalı 9511.22 m2 lik kısmının memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alan kapsamında kaldığı, hava fotoğrafı ve amenajman planında orman olarak gözüktüğü, toprağın orman toprağı niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1 inci maddesine göre devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve Kumru ilçesi ... köyü 200 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 28.04.2006 tarihli rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 9511.22 M2 lik tapusunun iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalının mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun kesinleşmediği gözetildiğinde en eski tarihli hava fotoğrafı, memleket haritası ve amenajman planına göre taşınmazın orman niteliğinin tespitinin gerektiği anlaşılmakta olup, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda hava fotoğrafı ve memleket haritalarının tarihinin belirtilmemiş olması ve usule uygun çakıştırma yapılarak tereddüte mahal vermeyecek şekilde taşınmazın konumunun gösterilmemiş olması nedeniyle bu raporun denetime elverişli olduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek /üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı;
zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli, orman olmadığı araştırılmalı ve davacı tarafın dayandığı tapu kaydının hukuki kıymetini koruyup korumadığı da değerlendirilerek, yöntemince uygulanıp kapsamı belirlenmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak delillere göre oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.