Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2284 K.2025/61

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2284 📋 K. 2025/61 📅 13.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2284 E.  ,  2025/61 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Konya ili Beyşehir ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) göre 2006 yılında yapılan kadastro sonucunda senetsizden 247 ada 42 parselin 2252 m2 yüzölçümüyle, 263 ada 15 parselin 1313 m2 yüzölçümüyle, 264 ada 20 parselin (kamulaştırma sonucu 2018 yılında ifrazen 65 parsel 3413 m2 yüz ölçümüyle tarla, 66 parsel 179 m2 yüzölçümüyle kanal olmuş), 26 parselin 682 m2 yüzölçümüyle, 267 ada 4 parselin 5691 m2 yüz ölçümüyle; 291 ada 351 parselin 2263 m2 yüzölçümüyle, 292 ada 1 parselin 6348 m2 yüz ölçümüyle, 53 parselin 3124 m2 yüz ölçümüyle, 295 ada 76 parselin 6672 m2 yüzölçümüyle; 311 ada 30 parselin 846 m2 yüz ölçümüyle, 351 ada 28 parselin 4100 m2 yüzölçümüyle; 369 ada 51 parselin 2133 m2 yüz ölçümüyle, 96 parselin 701 m2 yüzölçümüyle; 370 ada 13 parselin 1398 m2 yüzölçümüyle, 15 parselin 1297 m2 yüzölçümüyle ve tarla vasfıyla, beyanlar hanesinde "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" beyanıyla Hazine adına 30.03.2007 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Beyşehir ilçesi ... Mahallesi 292 ada 1 nolu parselin 1/3 hissesinin ve 295 ada 76; 292 ada 53; 263 ada 15; 247 ada 42; 291 ada 351; 351 ada 28; 264 ada 20; 267 ada 4; 264 ada 26; 369 ada 51, 96; 370 ada 13, 15 ve 311 ada 30 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına tespit gördüğünü, ancak taşınmazların 70 - 80 yıldan beridir davacının murislerinden intikalen zilyedinin davacı olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... davacının hak düşürücü süre içerisinde dava açtığı, taşınmazların zilyetlik ile iktisabının mümkün olduğu, eklemeli zilyetlik ile kazandırıcı zaman aşımını sağladığı, dava konusu taşınmazların taksim sonucu davacıda kaldığı ..." gerekçesiyle verilen, feragat edilen 311 ada 30 parsel yönünden davanın reddine, diğer parseller yönünden talep doğrultusunda davanın kabulüne dair kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... orman bilirkişi tarafından 1961 ve 2000 tarihli memleket haritalarında inceleme yapılmasına rağmen, hava fotoğrafında incelemeye yer vermeyen raporun yetersiz olduğu, diğer taraftan ziraat bilirkişi kurulu raporunda 351 ada 28 parsel için uzun zamandır tarımsal faaliyet yapılmadığı belirtilmesine rağmen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından sorularak bu konuda oluşan çelişkinin giderilmediği, fen bilirkişi tarafından 264 ada 20 parselin kamulaştırılarak ifrazen yeni parsel numarası aldığı belirtilmesine rağmen oluşan yeni durum üzerinde durulmadığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının edinme sebebi bölümünde farklı kullanıcı belirtilmesine rağmen tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişki giderilmeği, karar yerinde dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalle isimlerinin eksik yazıldığı ...." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazlar 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11/1 maddesi kapsamında yer almadıklarından (Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilmedikleri, ayrıca birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanında bulunmadıkları) orman veya mera olmadıklarından zilyetlik ile kazanımları mümkün olduğu, eklemeli zilyetlik ile kazandırıcı zaman aşımını sağladığı, dava konusu taşınmazların taksim sonucu davacıda kaldığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 311 ada 30 parsel ve 351 ada 28 parseller yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kalan, 26.11.2018 tarihli ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile milli park sınırı dışına çıkarılan, arkeolog bilirkişi raporu ile de üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı saptanan dava konusu taşınmazların, kadastro tespit tarihi itibari ile paylaşma ile murislerinin terekesinden çıktığı, muhtemel diğer paydaşların payının da davacının olağanüstü zamanaşımı yoluyla zilyetliği ile hukuki değerlerini kaybettiği, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığı, ancak 264 ada 20 parsel kamulaştırılarak 65 ve 66 (kanal) parsel olarak ayrıldığı hususunun göz önünde bulundurulmaması, “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt konmaması, kesinleşme şerhli hükmün kendiliğinden Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine ve davanın kısmen kabulü ile 295 ada 76 parsel, 292 ada 53 parsel, 263 ada 15 parsel, 247 ada 42 parsel, 291 ada 351 parselde kayıtlı, 264 ada 65 parsel, 267 ada 4 parsel, 264 ada 26 parsel, 369 ada 96 parsel, 369 ada 51 parsel, 370 ada 13 parsel, 370 ada 15 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, 264 ada 66 parselde davacı ...'nun mülkiyetinin tespitine, 292 ada 1 parselin tapu kaydının 1/3'ünün iptali ile taşınmazın 1/3'ünün davacı ... adına kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, 311 ada 30 parsel ile 351 ada 28 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş ve iş bu karar, haklarında kabul kararı verilen 295 ada 76, 292 ada 53, 263 ada 15, 247 ada 42, 291 ada 351, 264 ada 65, 267 ada 4, 264 ada 26, 369 ada 96, 369 ada 51, 370 ada 13 ve 370 ada 15 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı Hazine vekilinin dava konusu 292 ada 53, 263 ada 15, 247 ada 42, 291 ada 351, 264 ada 65, 267 ada 4, 264 ada 26, 369 ada 96, 369 ada 51, 370 ada 13 ve 370 ada 15 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin dava konusu 295 ada 76 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya kapsamına göre, hükme esas alınan 13.10.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda 295 ada 76 parselin güncel milli park sınırları içerisinde kalıp kalmadığının değerlendirilmediği, raporun eki olan krokide de taşınmazın gösterilmediği, bu haliyle bu taşınmaz yönünden eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu anlaşılmakta olup, anılan taşınmaz yönünden de fen bilirkişisinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin dava konusu 292 ada 53, 263 ada 15, 247 ada 42, 291 ada 351, 264 ada 65, 267 ada 4, 264 ada 26, 369 ada 96, 369 ada 51, 370 ada 13 ve 370 ada 15 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca bu parseller yönünden ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin dava konusu 295 ada 76 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu parsel yönünden BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.