Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2715 K.2025/38
8. Hukuk Dairesi 2022/2715 E. , 2025/38 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili, birleşen dosya davacıları, davalı ... davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kadastro tespiti sırasında İstanbul ili Eyüpsultan ilçesi ... Mahallesi, ... mevkii, 36 Pafta, 1130 parsel nolu, tarla nitelikli, 4.960 m2 yüzölçümlü gayrimenkulün, 688,12 m2 sinin orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, taşınmazın tamamının kendilerine ait olduğunu, 40 yıldır ekip biçtiklerini, taşınmazın tarla vasfında ve tapulu olup orman ile hiç bir ilgisinin olmadığını belirterek, 688,12 m2 nin orman sınırları içerisinde olduğu noktasındaki tespit ve kararlarına itiraz etmişlerdir.
Birleşen 2016/126 Esas sayılı dosya davacıları dava dilekçesinde, İstanbul ili Eyüp ilçesi ... mevkii, 36 ada 1130 numaralı parselde mirasçı olduğunu, parselin orman vasfı sınırlarına itiraz ettiğini, taşınmazın Hasdal Kışlası içerisinde kaldığını belirterek, kadastro tespitine itiraz etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Eyüp bölgesinin tapulamasının 1960 lı yıllarda grafik yöntemle yapıldığını, o günün şartlarına göre teknik kabiliyeti olmayan bir sistemle yapıldığını, çalışmanın amacının teknik uygulama kabiliyeti bulunmayan, ancak tapuda tescilli ormanları günün tekniğine uygun bilgisayar ortamına aktarmak, tapuda düzeltilmesi gereken orman ve diğer tapulu parsellerdeki teknik hataları düzeltmek olduğunu, evveliyatı orman olan yerlerin daha sonra orman alanı dışına çıkarılsa bile o yerdeki işgalcilerin herhangi bir hak iddiasında bulunmalarının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; itiraz konusu 6292 sayılı Kanun düzeltme çalışması, 3116 sayılı ilk Kanundan itibaren yapılan orman tahditi ve aplikasyon çalışmalarının tekrar araziye uygulanarak aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi niteliğinde olduğunu, eski orman tahdit ve tutanaklarının araziye uygulanması sonucu dava konusu 1130 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman tahdit sınırları içinde kalmış olduğunun tespit edildiğini, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapıaln düzeltme çalışmasının doğru uygulandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacılar vekilinin ve diğer davacıların 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme çalışmalarındaki Eyüp, ..., ... Mevkii, 36 Pafta, 1130 parsele ilişkin tespitin kısmen iptaline, 09.06.2017 tarihli bilirkişi raporu ve bu raporun eki olan 25.06.2019 tarihli rapor doğrultusunda raporda belirtildiği üzere ..., 1130 nolu parselin (A) harfi ile yeşil renki gösterilen 448 m2 lik alanın orman alanında kaldığının tespitine, bu miktar için açılan davanın reddine, bakiye kalan ve haritada gösterilen 688,12 - 448 = 240,12 m2 lik alan yönünden yapılan çalışmanın iptaline, bu bölümün orman sınırları dışına çıkarılmasına, Birleşen 2016/126 Esas sayılı dava dosyasında, davacılar ... ve Recep Şipi'nin tazminat talepleri yönünden açılan davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-c ve 115. maddeleri uyarınca görev yönünden usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili, birleşen dosya davacıları, davalı ... davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "Dosyada bulanan belgelere göre dava konusu 1130 parsel sayılı taşınmazın 16.12.1974 tarihinde davacılar adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın 1940 yılında 3116 sayılı Kanun gereği yapılan orman tahdit çalışmalarında tahdit sınırları dışında bırakıldığı, daha sonra 40 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 1939 yılında yapılan orman tahdit sınırları dışında herhangi bir nedenle sınırlandırma harici kalmış ormanların 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 7. maddesi uyarınca sınırlandırılmasının yapıldığı, dava konusu taşınmazın Malova Devlet Ormanı adı altında sınırlandırıldığı, 13 nolu orman kadastro tutanağında Malova Devlet Ormanının sınırlarının tarif edildiği, tarife göre 1939 yılında sınırlandırılması yapılan Kemerburgaz Devlet Ormanı ile bitişik olarak sınırlandırılmasının yapıldığı, bir sınırının ise ... Baraj İdaresinden alınan bilgilere göre baraj su seviyesi 32 kot olarak belirlendiğinden, bu kotun sınır olarak belirlendiği, sınırlandırma tutanağında dava konusu 1130 parsel hakkında herhangi bir belirtme bulunmadığı ve Malova Devlet Ormanına ait orman tahdit haritasında taşınmazın büyük kısmının yeşil alanda bırakıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da kot 32 seviyesinin belirlenerek rapor düzenlendiği, verilen raporun orman kadastro tutanağına uygun olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, iş bu karar, davacılar vekili, birleşen dosya davacıları, davalı ... davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili, birleşen dosya davacıları, davalı ... davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.