Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3273 K.2025/64

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3273 📋 K. 2025/64 📅 13.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3273 E.  ,  2025/64 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, müdahalenin men'i davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 21.12.2021 tarihli ve 2021/8389 Esas, 2021/12695 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, Fethiye ilçesi ... köyü Malbeleni mevki sınırları içinde bulunan 138 ada 268 parsel sayılı taşınmazın davalı adına orman vasfı dışında tapuya tescil edildiğini, dava konusu parselin kesinleşmiş Devlet Ormanı tahdit sınırları içerisinde kaldığını belirterek, 138 ada 268 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman olan kısımlarının orman vasfı
ile Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerinde davalı lehine verilmiş olan şerhlerin terkinine, müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı, toprak yapısı itibarıyla orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu'nun (3116 sayılı Kanun) ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) uygulamaları sonucunda kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında kaldığının bildirildiği, Dairenin iade kararıyla aynı bilirkişilerden alınan ek raporda ise dava konusu taşınmazın 2000 yılında yapılan aplikasyon haritasına göre tamamının tahdit dışında olduğu, ancak 1947 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan orman tahdidinde krokide (A) harfi ile gösterilen 23.119,90 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman tahdidi içinde, (B) harfi ile gösterilen 302.571,11 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tahdit dışında kaldığı, daha önce 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdit çalışmasına ait açı-rasat değerlerinin ve harita verilerinin ellerinde bulunmaması ve bu nedenle 3116 sayılı Kanuna göre hazırlanan haritayı sağlıklı bir şekilde sayısallaştıramadıkları için kök raporda hatalı değerlendirmede bulunulduğunun ifade edildiği, çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, davaya konu Muğla ili Seydikemer ilçesi ... Mahallesi 138 ada 268 parsel sayılı taşınmazın 18.08.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 23.119,90 m2'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, kabul edilen kısım yönünden müdahalenin önlenmesine ve bu kısım üzerinde davalı lehine verilmiş şerhin terkinine, dava konusu taşınmazın 18.08.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 302.571 m2'lik bölümü bakımından davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, davacı ... İdaresi tarafından tahdit içinde kalan kısma yönelik açılan tapu iptali ve tescil davasında, Mahkemece orman olan bölümler belirlenerek karar verildiğinden, davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulması gerekirken, davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde hüküm tesisinin doğru olmadığı, Türk Medenî Kanunu'nun 683 üncü maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malikin hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olduğu, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, bu nedenle davalının haksız bir tasarruf ve elatmasından söz edilemeyeceğinden müdahalenin önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulmuş olmasının da usûl ve kanuna aykırı olduğu, yine tapu kaydı üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığı halde Mahkemece şerhin terkinine karar verilmesi ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesiyle 3402 sayılı Kanun'a eklenen 36/A maddesi ve 17 nci maddesi ile eklenen geçici 11 inci maddesi hükümleri gereğince, davacı ... İdaresinin açtığı dava nedeniyle davalı Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmakla yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, davaya konu Muğla ili Seydikemer ilçesi ... Mahallesi 138 ada 268 parsel numaralı taşınmazın 18.08.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 23.119,90 m2'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.