Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7911 K.2025/9472

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/7911 📋 K. 2025/9472 📅 03.12.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/7911 E.  ,  2025/9472 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/938 E., 2025/980 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/105 E., 2025/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; topoğraf olarak çalışan müvekkillinin 27.01.2015 tarihinde ... yol yapım işinde davalılardan ... Mad. ve San. AŞ (... AŞ) nezdinde çalışmaya başladığını, 11.07.2016 tarihinde çıkışının yapılıp ertesi gün diğer davalı ... Yol Yapı İnş. Taah. Mad. ve Nak. San. Tic. AŞ'de (... AŞ) girişinin yapıldığını, davalıların asıl işveren alt işveren olduklarını, davalı ... AŞ'nin müvekkilinin iş sözleşmesini haksız ve geçersiz bir şekilde feshettiğini, davalı işverenin müvekkiline baskı ile imzalatmış olduğu ibranamenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 420. maddesindeki yasal şartları taşımadığını, davalının sadece banka kanalıyla yapmış olduğu ödemenin mahsubunun gerektiğini, müvekkilinin çalıştığı dönem boyunca 1 öğün kahvaltı ve 2 öğün yemek ihtiyacının işveren tarafından karşılandığını, işyerinde en az 07.00-19.00 saatleri arasında çalışmakta olduğunu, haftada 3-4 gün işin bitiminin gece 24.00'ü bulduğunu, müvekkilinin davalılar nezdinde sürekli fazla çalışma yapmasına karşın müvekkilinin hiçbir zaman fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, işveren tarafından asılan belgelerle işyerinde en az 07.00-19.00 saatleri arasında çalışıldığını yazılı belge ile ispatlamış olduklarından yazılı belgeye dayalı bu kısmın indirime tâbi tutulmadan hesaplanmasını talep ettiklerini, müvekkiline çalıştığı dönem boyunca sadece 2 haftada 1 gün izin kullandırıldığını, müvekkilinin hafta tatili alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin çalıştığı dönem boyunca tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştırıldığını, ancak bu çalışmalarının da ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının 27.01.2015 tarihinde müvekkili Şirkette topoğraf olarak çalışmaya başladığını, 30.03.2018 tarihinde ise iş sözleşmesinin tüm hakları ödenmek suretiyle sona erdiğini, davacının ödemeye ilişkin usulüne uygun ibraname imzaladığını, ödemesinin yapıldığını ve itiraz etmediğini, davacının 27.01.2015-30.03.2018 tarihleri arasındaki çalışmaları karşılığının bordrolara yansıtılmış olduğunu, ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığını, tüm bordrolarında davacının imzasının yer aldığını, akabinde davacının 12.07.2016 tarihinde müvekkili ... AŞ'de çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin devri ile davacının tüm hakları korunarak iş sözleşmesinin devrolduğunu, davacının müvekkili Şirketlerde çalıştığı döneme ilişkin çalışma süresi dikkate alınarak müvekkili Şirket tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle işten çıkışının yapıldığını ve ibraname alındığını, davacının itirazı olmadığı gibi tüm çalışması karşılığının yasal haklarının kendisine ödendiğini, davacının müvekkili Şirketten herhangi bir ad altında alacağının bulunmadığını, dosyada yer alan imzalı bordrolardan ve banka ödemelerinden de anlaşılacağı üzere davacının ödemelere ve bordrolara itirazının bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, dosyada mevcut yazılı belgelere göre davalılar arasında organik bağ ve iş sözleşmesi devri bulunduğu, davalıların alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı işverence ispat edilemediği, ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığı, ayda iki hafta tatilinde ve dini bayramların iki günü ve yılbaşı tatili hariç çalıştığının kabulü ile %30 indirimle davanın kısmen kabulüne, davalıların hükmedilen alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına ve taleple bağlı kalınarak ... AŞ'nin her bir alacak yönünden 10,00 TL ile sorumlu tutulmasına ve alacakların dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece ibraname geçersiz sayılarak makbuz hükmünde değerlendirilmesinin isabetli olduğu, tanık beyanlarına göre hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, ibraz edilen bordrolardan davacının imzası bulunan 2016 yılının Temmuz ayı ile 2018 yılının Ocak, Şubat ve Mart aylarına ait ücret pusulalarında fazla çalışma ücreti tahakkuklarının bulunduğu, bu ayların hesaplamadan dışlanması gerektiği gerekçesiyle resen hesaplama yapıldığı belirtilerek davalıların istinaf başvurularını kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk kaldırma gerekçesinde belirtilmeyen bir sebeple Mahkeme kararı kaldırılarak usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiğini,
b. Alacaklardan yapılan indirim içerisinde kalan alacak için karşı taraf lehine vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu,
c. Bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının sembolik olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. İhbar tazminatının ödendiğini, alacak bulunmadığını,
b. Fazla çalışmaların bordrolara yansıtılarak ödendiğini, fazla çalışma yapılmamışsa tahakkukun sıfır (0)olduğunu, bordroların ihtirazı kayıtsız imzalandığını, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ibranamenin geçerli olup olmadığı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiîlen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku yoksa, işçi ücret bordrosunu ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin imzalamış olsa dahi fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilecektir.
Somut olayda; davacı tanıklarından H.Y'nin davalılara karşı davası bulunmakta olup davacı ile menfaat birliği içindedir. Davacı ile menfaat birliği içinde olmayan tanıklar ... . ve .... . davacının haftanın 6 günü 07.00-19.00 saatleri arasında ayda iki hafta tatili çalıştığını beyan etmiş olup bu saatlerin üzerinde çalışıldığına dair beyanları bulunmamaktadır. Bu nedenle; davacının haftanın 6 günü 07.00-19.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile günlük 10,5 saat fiilî çalışmasının bulunduğu, günlük 3 saatten olmak üzere 6 gün çalıştığı haftalarda 18 saat, 7 gün çalıştığı haftalarda ise 21 saat fazla çalışma yaptığının kabulü dosya kapsamına uygun düşecektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda haftanın 3 günü 07.00-19.00, haftanın 3 günü 07.00-24.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.