Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8930 K.2025/9567
9. Hukuk Dairesi 2025/8930 E. , 2025/9567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1067 E., 2025/1098 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/258 E., 2021/623 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak davalı Üniversiteye bağlı Tıp Fakültesi ... Hastanesinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, müvekkili, alt işverenler nezdinde çalışırken şirketler ile asıl işveren olan davalı arasında yapılan ihalede, ihale şartnamesine göre düzenlenen ihale sözleşmesinde, ödenecek çıplak ücretin asgari ücretin %62 fazlası olarak belirlendiğini, müvekkilinin 02.04.2018 tarihinde asgari ücretin %62 fazlası ücret ile kadroya geçtiğini, işçilerin mevcut ücret ve sosyal hakları korunarak kadroya geçişlerinin yapıldığını, ancak sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürülerek eksik ödendiğini ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücretin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğine yönelik iddianın mesnetsiz ve hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının ücretinde herhangi bir indirim yapılmadığını, davacının işçi kadrosuna geçmeden önceki aldığı ücret ile sürekli işçi kadrosuna geçtiği ücretin aynı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, hizmet alım sözleşmeleri ve şartnamede öngörülen asgari ücretin belli bir oranda fazlası dikkate alınarak belirlenen asgari ücretin %62 fazlası tutarının davacının kadroya geçiş ücreti olarak belirlendiği, bu belirlemenin aynı zamanda taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 7. maddesine de uygun olduğu, dolayısıyla kadroya geçiş esnasında 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) aykırı herhangi bir uygulamanın söz konusu olmadığı, daha sonra ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinde öngörülen zam oranları uygulanmak suretiyle, 31.12.2018 tarihinde geçerli olan ücretine 01.01.2019 tarihi itibarıyla %4 oranında zam uygulanarak davacıya ödendiğinin görüldüğü, sonuç olarak yapılan uygulamanın usule, kanuna ve taraflar arasındaki iş sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu, iş sözleşmesinden davacıya asgari ücretin belli bir yüzde oranında fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığı sonucuna varılmasının mümkün olmadığı, davacı talebinin yasal bir dayanağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin kadroya alınması ile birlikte işverenle imzalanan 02.04.2018 tarihli iş sözleşmesinde davacının ücretinin günlük brüt 109,59 TL olacağının belirtildiği, İdare ile işçi arasındaki sözleşmede sadece miktar belirtildiği, bu miktarın kadroya geçiş ücreti olduğu, iş sözleşmesinde işvereni ileriye etkili şekilde bağlayan düzenleme olmadığı, işçiye 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin uygulandığının anlaşıldığı, bu itibarla dava konusu ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarına ilişkin ücret farkı taleplerinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu; ancak davanın reddine karar verildiği hâlde davalının harçtan muaf olması gerekçe gösterilerek karar ve ilâm harcına hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesine atıf yapılarak mevcut uygulamanın aynen devam edeceğinin, aynı şekilde ve oranda ücret ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığını, belirli bir miktarın rakamsal olarak ve mutlaka yüzdelik oran olarak gösterilmesi gerektiği yönündeki bir yorumun, hukukun ruhuna, atıfta bulunma ve yorumlama statüsüne aykırı olduğunu,
2. Davacının, davalı Üniversiteye bağlı Tıp Fakültesi ... Hastanesinde çalıştığını ve kadroya geçtiğini, taraflar arasında düzenlenen bireysel iş sözleşmesinde artış oranının yazılı olduğunu, kaldı ki davacının alt işveren nezdindeki özlük hakları korunarak kadroya geçtiğini,
3. Davacının ücretinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ve işçinin yazılı muvafakati alınmaksızın düşürüldüğünü, bu durumun 4857 sayılı Kanun'un 22... . maddelerine açıkça aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.