Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5136 K.2025/9437
9. Hukuk Dairesi 2025/5136 E. , 2025/9437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1599 E., 2025/1011 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 67. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/110 E., 2024/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ...'da bulunan işyerinde 02.07.2016-31.10.2019 tarihleri arasında aylık net 3.000,00 Euro ücretle topograf olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.08.2016-31.03.2017 tarihleri ile 29.04.2017-28.10.2019 tarihleri arasında davalılara ait ...'da bulunan işyerlerinde çalıştığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığa ... Kanunlarının uygulanması gerektiğini, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmeleri, tarafların beyanları ve yurda giriş çıkış kayıtlarına göre davacının 15.08.2016-31.10.2019 tarihleri arasında davalı Şirketlerin ...'da bulunan işyerlerinde çalıştığı, taraflar arasında imzalanan 15.08.20 16... .02.2017 tarihli iş sözleşmelerinin 8. maddelerinde taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıkların ... Federasyonu Kanunlarına göre çözüme kavuşturulacağının düzenlendiği, iş sözleşmesi hükümlerine göre taraflar arasında ... hukukunun uygulanması yönünde seçim yapıldığı, zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından ... Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uygulanması gerektiği, iş sözleşmesinin 31.10.2019 tarihinde feshedildiği ve davanın 15.03.2022 tarihinde açılmasına göre davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında davacının davalılar bünyesindeki çalışma dönemi yönünden bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde mutad işyeri hukukunun uygulanması talebinde bulunulduğu anlaşıldığından ... hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, iş sözleşmesinden doğan taleplerde talebin tâbi olduğu hukukun (esasa uygulanan hukuk) zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından da yetkili olduğu dikkate alındığında ... Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği, fesih tarihinin 31.10.2019, dava tarihinin ise 15.03.2022 olduğu dikkate alındığında davanın süresi içerisinde açılmadığı ve İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması durumunda dava tarihinde Türk hukukunun uygulanacağına dair inanç sonrasında uygulamada gelişen uyuşmazlığa uygulanacak hukukun belirlenmesinden kaynaklı sonuçlar açısından davacı taraf aleyhine mali yükümlülük doğmaması gerektiği açıkça Yüksek yargı kararları ile hükme bağlandığından, zamanaşımı süresi nedeniyle davanın reddine karar verilerek davalılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay içtihat değişikliği sonrasında 15.03.2022 tarihinde açılan davanın reddine karar verilmesi karşısında reddedilen miktar üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Yargıtayın görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi nedeni ile davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı değerlendirmesi ile davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Davalı tarafların, davanın reddi kararı nedeniyle lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyerek davalıların vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Ancak eldeki dava, 15.03.2022 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde, İlk Derece Mahkemesince karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13/1 ve 13/2 hükümleri gereğince reddedilen miktar üzerinden davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına yeni bir bent eklenerek (6) numaralı bent olarak "Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.972,20 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," bendinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.