Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6901 K.2025/8231
9. Hukuk Dairesi 2025/6901 E. , 2025/8231 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1660 E., 2025/1904 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/23 E., 2025/276 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.04.1990 tarihinde işe girdiğini, 2010 yılında emekli olduğunu; emekliliğinden sonra da 15.07.2010 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını, normal çalışma saatinin haftanın 7 günü 05.00-13. 00... .00-21.00 olarak vardiyalı olduğunu; davacının haftalık 72 saat çalışma yapmasına rağmen kendisine fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, yıllık ücretli izin kullandırılmadığını; bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle davacı tarafça feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ilk dönem çalışmasının 09.10.2008 tarihinden 07.04.2010 tarihinde emeklilik nedeniyle sona erene kadar devam ettiğini; davacıya tüm hak ve alacaklarının ödendiğini ve davacının da davalı Şirketi ibra ettiğini; davacının emeklilik sonrası işe girişinin 15.07.2010 tarihi olduğunu; davacının İçişleri Bakanlığı kararıyla 17.03.2020 tarihinde hamam ve saunaların kapatılmasıyla kendi el yazısı ile tanzim ettiği talep dilekçesi ile ücretsiz izne ayrıldığını; işyerinde Nisan/2020 tarihinden itibaren kısa çalışma sürecine geçildiğini; davacının ücretsiz izinde geçen hizmet süresinin kıdem tazminatında esas alınmaması gerektiğini; davacının ihtarnamesinin içeriğinin gerçeği yansıtmadığı, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.04.1990-30.10.2020 tarihleri arasında aralıklı olarak 29... ay çalıştığının kabul edildiği, emekli olduğu dönemin tasfiye edildiğinin ispatlanmadığı, davacının kullanmadığı yıllık ücretli izinlerinin bulunduğu, davacının hafta tatilinde çalışmadığı, fazla çalışma ücreti alacağının olmadığı ancak ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmaların ücretlerinin eksik ödendiği, davacının feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.04.1990-30.10.2020 tarihleri arasında aralıklı şekilde 29... ay 13 gün(10696 gün) çalıştığı, emekli olduğu dönemin tasfiye edildiğinin ispatlanmadığına yönelik kabulde hata olmadığı, diğer yandan; ...'nin henüz kesinleşmeyen davası var ise de diğer tanık anlatımları değerlendirilerek davacının tüm hizmet dönemi boyunca tam süreli olarak çalıştığı kabulünde hata bulunmadığı, puantaj kayıtları kapsamında 20 19... Ekim tatil günü için 0,5 gün eksik ödeme yapıldığının anlaşıldığı ve bu nedenin ihtarnamede fesih nedeni yapıldığı hususu birlikte dikkate alındığında mahkemece kıdem tazminatının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, yıllık ücretli izin alacağının asılın beyanı kapsamında emeklilik sonrası dönem için yapılıp değişen hizmet süresi yansımasıyla 234 gün karşılığı hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, faiz oran ve başlangıcının daha öncesinde istinaf nedeni yapılmadığı hususun gözetilmesi yerinde ise de kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; ıslah ile talep edilen tutara dava tarihinden itibaren faiz istendiğinin gözetilmemesinin talep aşımı niteliğinde görüldüğü, ayrıca davalı tarafça tahsil edilen bakiye karar harcı bulunduğuna dair UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bilgi ve vergi alındı makbuzu bulunmadığı gibi harç tahsil müzekkeresi yazıldığından bahisle alınması gereken harç tutarına karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, hiç yıllık izin kullanmamış gibi hüküm kurulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
2. Davacının dava dilekçesinde ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin bir talebinin olmadığını, böyle bir talep yokken bu talep yönünden inceleme yapılmasının hatalı olduğunu,
3. Davacının ilk dönem çalışmasının emeklilik nedeniyle sona erdiğini, ilk dönemin tasfiye edilerek hizmet süresinin belirlenmesi gerektiğini,
4. Yargılama giderleri, harç ve vekâlet ücreti, faiz, faiz oranı ve faiz başlangıç tarihlerini de kabul etmediklerini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatı talep etme hakkı olup olmadığı, kıdem tazminatının hesaplanması, yıllık ücretli izin alacağının ispat ve hesaplanması, yargılama gideri, faiz ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.