Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4653 K.2025/7398

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4653 📋 K. 2025/7398 📅 06.10.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/4653 E.  ,  2025/7398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2156 E., 2025/296 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/408 E., 2021/388 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette çalıştığını, işveren tarafından üç öğün yemek ile kalacak yerin temin edildiğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından iş bitimi nedeniyle feshedildiğini, ancak davacıya zorla istifa ve ibraname imzalatıldığını ileri sürerek ödenmeyen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel ücreti ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, ücretinin bordrolardaki ücret olduğunu, davacının tüm çalışmalarına ilişkin olarak iş sözleşmesinin istifa ile sonuçlandığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davalı Şirkette fazla çalışma olmadığını, istisnai durumlarda olduğunda karşılığının ödendiğini, pazar günleri ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma olmadığını, izinlerinin kullandırıldığını, davacının hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin alacağı hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalıştığı işyeri, yaptığı işin niteliği ve yaşı dikkate alınarak aylık son ücret olarak net 1.500,00 USD ücret aldığı, dosya içerisine ibraz edilen bir istifa metninde davacının iş bitimi sebebiyle çıkış işlemlerinin yapılmasını beyan ettiği, Mahkemede görülmekte olan seri dava dosyaları da değerlendirildiğinde davacı işçilerce yapılan toplu bir istifanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tanık beyanlarında da davacının iddiasının doğrulandığının görüldüğü, davalı tarafından sunulan deliller itibarıyla feshin haklı nedenle yapıldığı hususunda davalı tarafça ispat yükünün gereğinin yerine getirilemediği, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını tanık beyanları ile ispat ettiği, yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ...'da kalıp ustası olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle sonlandırıldığını beyan ettiği, davalının ise davacının istifa ederek ayrıldığını savunduğu, dosyaya sunulan 04.11.2014 tarihli dilekçede "04.11.2014'de iş bitimi olarak çıkış işlemlerinin yapılmasını beyan ederim" şeklinde düzenlendiği görülmekle, belgedeki beyanın istifa iradesi taşımadığı, tanık beyanlarının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle sonlandırıldığı yönünde olduğu, dosya kapsamı ve emsal dosyalar birlikte değerlendirildiğinde davacının gerçek iradesinin istifa olmadığı, Mahkemenin kıdem, ihbar tazminatının kabulü kararında ve ücretin tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, dinlenen tanıkların çalışmanın kesintisiz olduğuna ilişkin beyanları, banka kayıtları, yurda giriş - çıkış kayıtları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının hizmet süresinin 5 yıl 16 gün olarak belirlendiği ek raporun hükme esas alınması gerektiği gerekçeleriyle taraf vekillerinin başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün dosya kapsamına uygun olmadığı,
2. Davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı alacağının reddi gerektiğini,
3. Davacı tanıklarının davacı ile çalışma süresinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ücret miktarı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/1 hükmünde genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek ünvanı, fiîlen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususların imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesini ortaya çıkarması durumunda, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve gerekirse işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili meslek odaları, işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, aylık ücretinin net 1.500,00 USD olduğunu iddia etmiş, davalı ise ücretin bordrolarda gözüken miktar kadar olduğunu savunmuştur. Dinlenen davacı tanıklarından ... davacının 1.200,00 USD ücret aldığını, ... davacının 1.800,00 USD aldığını, ... ise saat ücretinin 5.00 USD olduğunu, davacının aylık 1.710,00 USD karşılığı çalıştığını ve bir kısım ücretlerin elden ödendiğini, davacı tanığı ... saati 6,00 USD üzerinen ücret aldıklarını elden ödeme olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece tanık olarak dinlenen ...'nin iş sözleşmesi 2013 yılında feshedilmiş olup ücretinin 900,00 USD olduğu Dairemizin 2022/10799 Esas sayılı dosyasında verilen kararla kesinleşmiştir. Davacı tanığı ...'nin iş sözleşmesi de 2013 yılında feshedilmiş olup Dairemizin 2021/1314 Esas sayılı dosyasına göre bu tanığın ücretinin 900,000 USD olduğu sabittir. İş sözleşmesi 2014 yılında feshedilen davacı tanığı ...'nin ücretinin 1.125,00 USD olduğu hususu da Dairemizin 2024/5600 Esas sayılı dosyasında kesinleşmiştir. Aynı şekilde davacı tanığı ...'nin iş sözleşmesi 2014 yılında feshedilmiş olup ücretinin 1.1125,00 USD olduğu Dairemizin 2022/6044 Esas sayılı dosyasında verilen kararla kesinleşmiştir. Dinlenen davacı tanıklarının davacı ile aynı işyerinde aynı işi yaptıkları ve davacının iş sözleşmesinin fesih tarihinin de 2014 olduğu dikkate alındığında, davacının ücretinin 1.125,00 USD olduğunun kabulü ile dava konusu alacaklarının bu miktar üzerinden yeninden hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.