Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6884 K.2025/7374

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6884 📋 K. 2025/7374 📅 02.10.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/6884 E.  ,  2025/7374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/72 E., 2025/702 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/34 E., 2021/799 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... bünyesinde dava dışı ... (...) sigortalısı olarak çalıştığını, davalı ... ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı işleme dayandığı hususunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerince dava dışı Şirket bünyesinde yapılan teftiş sonucunda düzenlenen 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı muvazaa raporunda tespit edildiğini, davalının raporun iptali için ... İş Mahkemesinin 2014/468 Esas sayılı dosyasında açtığı davada Bakanlığın tespit raporunun yerinde olduğunun tespiti ile davanın reddedildiğini, kesinleşmiş muvazaa olgusu nedeniyle müvekkilinin başlangıçtan itibaren davalı ... işçisi sayılarak geçmişe dönük ücret ve alacaklarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek fark ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, ayrımcılık tazminatı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde bahsi geçen muvazaa tespit raporunun iptaline ilişkin davanın kesinleşmediğini, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının dava dışı Şirket çalışanı olduğunu, müvekkili Belediye ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin geçerli asıl işveren alt işveren ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, zira söz konusu dava dışı Şirket ile yapılan ihalelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na (4734 sayılı Kanun) uygun şekilde yapıldığını ve ihale konusu işlerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 67. maddesinde sayılan işlerden olduğundan üçüncü kişilere gördürülmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 23. İş Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli kararı ile; ... ile ihbar olunan ... arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığı ve davacının başlangıçtan itibaren ... işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
... İş Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden hüküm altına alınan alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise muvazaanın kabulünün en fazla 11.09.2014 tarihine kadar geçerli olduğu anlaşılmasına karşın dava tarihine kadar olan dönem için muvazaa kabul edilmesinin ve alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunması ve tefrik edilen birleşen dava yönünden karar verilmesinin hatalı olması nedenleriyle karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak gerekçe hüküm çelişkisi giderilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen kısım yönünden muvazaa kabul edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Tanıklar dinlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu,
b. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmamasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu,
c. Muvazaa kabulünün hatalı olduğu,
d. Dava şartının oluşmadığını,
e. Sendika üyelik bildiriminin bulunmadığını,
f. Yemek yardımı talebinin kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının tarafı olduğu asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, zamanaşımı ile alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 11.09.2014 tarihli ve 29116 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun ile 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanun'un 8. maddesinde yapılan değişikliklerle personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmelerinin yapılabilmesine imkân tanınmıştır. Bu nedenle düzenlemenin yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra asıl işveren alt işveren ilişkisinin, sırf işçi teminine dayalı olduğu gerekçesiyle geçersiz olduğunun kabulü mümkün değildir.
Diğer taraftan Dairemizin 05.12.2022 tarihli ve 2022/14769 Esas, 2022/16010 Karar sayılı kararından, Bölge Adliye Mahkemesince 30.06.2014 imza tarihli ve 01.07.2014-31.12.2016 yürürlük süreli "Her Türlü Personel Destek Hizmet Alım İşi" konulu (2014/55194 ihale numaralı) hizmet alım sözleşmesinin ve devamındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğuna dair karar verildiği; ancak Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde sadece 11.09.2014 tarihinden önce yapılan 01.07.2014-31.12.2016 yürürlük süreli (2014/55194 ihale numaralı) hizmet alım sözleşmesindeki muvazaa kabulünün yerinde görüldüğü anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacıya ait hizmet döküm cetvelinden, müzekkere cevaplarından ve davacıya ait bordrolardan davacının da anılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştığı anlaşılmakla gerek Dairemizin 2022/14769 E., 2022/16010 K. sayılı emsal kararı gerekse tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 30.06.2014 imza tarihli ve 01.07.2014-31.12.2016 yürürlük süreli "Her Türlü Personel Destek Hizmet Alım İşi" konulu (2014/55194 ihale numaralı) hizmet alım sözleşmesi 11.09.2014 tarihinden önce imzalandığından ve yürürlük süresi dava tarihi itibarıyla henüz sona ermediğinden hüküm altına alınan alacakların dava tarihine kadar hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.