Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5198 K.2025/5816
9. Hukuk Dairesi 2025/5198 E. , 2025/5816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/233 E., 2025/85 K.
MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/282 E., 2016/247 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğünün asıl işveren, diğer davalının ise alt işveren olarak faaliyet gösterdiği işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ancak işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı ... Müdürlüğü ile ... İnşaat ve Ticaret AŞ (... İnşaat AŞ) arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin ücretinin davalı ... Müdürlüğünde aynı işi yapan işçilerden az olamayacağını ileri sürerek muvazaaya dayanan alacakları ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Müdürlüğü vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, ihale ile sözleşme konusu işin anahtar teslimi davalı Şirkete verildiğini, müvekkilinin asıl işveren olmadığından sorumluluğunun bulunmadığını, davalı Şirket ile yapılan sözleşmeye göre de yüklenici işçiler ile ilgili mali ve hukuki sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiş; yargılama sırasında birleşen davaya ilişkin olarak birleşen davayı kabul etmediklerini, yargılama devam ederken ileri sürülen muvazaa iddiasının dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını belirtmiştir.
2. Davalı ... İnşaat AŞ, asıl davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.10.2014 tarihli kararı ile; davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 31.10.2014 tarihli kararının süresi içinde davacı ... davalı ... Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 19.02.2015 tarihli kararı ile; ücret tespiti ve hizmet süresinin belirlenmesi yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 22.03.2018 tarihli kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, muvazaaya dayalı alacak taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 22.03.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı ... davalı ... Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarihli kararı ile; davalı ... Müdürlüğünün tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddi ile hizmet süresine ilişkin bozma gereğinin usulüne uygun yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiş ve davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı hususunda kararın araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 22.10.2020 tarihli kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar arasındaki hukuki ilişki muvazaalı olduğundan davacının baştan itibaren davalı ... Müdürlüğünün işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 22.10.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.01.2021 tarihli kararı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı hususunda kararın araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 06.10.2021 tarihli kararı ile direnme kararı verilmiştir.
Mahkemenin 06.10.2021 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı ... Müdürlüğü vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli kararı ile; davacı vekilinin direnme kararına yönelik katılma yoluyla temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyizi yönünden ise direnme kararının bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı kabul edilmemesinin hatalı olduğunu,
2. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi ve 22.(Kapatılan) Hukuk Dairesinin bozma kararları ile lehlerine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edildiğini,
3.Yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığına, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi ve 22. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin bozma kararları ile davacı lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edilip edilmediğine ve yargılama giderine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı karar). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı karar).
Somut uyuşmazlıkta Mahkemenin 31.10.2014 tarihli kararının Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 19.02.2015 tarihli kararı ile davacı ... davalı ... Müdürlüğü temyizleri yönünden ücret tespiti ve hizmet süresinin belirlenmesi hususlarına bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemenin 22.03.2018 tarihli kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda muvazaaya dayalı alacak taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle ve Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk dairesinin ücret tespitine ilişkin değerlendirmeleri dikkate alınarak asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 22.03.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı ... davalı ... Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin14.02.2019 tarihli kararı ile; davalı ... Müdürlüğünün tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi ile davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı hususunda araştırmaya yönelik kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Mahkemenin 22.03.2018 tarihli kararı, davalı ... Müdürlüğü'nün tüm temyiz itirazları reddedilerek sadece davacı temyizi yönünden bozulduğuna göre davacı yönünden Mahkemenin 22.03.2018 tarihli kararı ile belirlenen miktarlar yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu husus gözetilmeksizin dava konusu alacakların Mahkemenin 22.03.2018 tarihli kararı ile belirlenen miktarlardan daha düşük hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.