Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4061 K.2025/5806

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4061 📋 K. 2025/5806 📅 03.07.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/4061 E.  ,  2025/5806 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2548 E., 2025/269 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/860 E., 2022/857 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı yanında 24.06.2015- 31.07.2019 tarihleri arasında çalıştığını, davalının şoförlüğünü, korumalığını, getir götür işlerini, davalının ve ailesinin her türlü işine ilişkin para alıp verme, çocuklarının okula götürülüp getirilmesi vb. işlerini aynı anda yapacak şekilde çalıştığını, haftanın 7 günü, sabah 07.00 ertesi gün sabah 02.00-03.00 saatlerine varan uzun sürelerde, ulusal bayram ve dinî bayramlarda dahil olmak üzere yıllık izin kullandırılmadan çalıştırıldığını, haksız yere ve gerekçe gösterilmeden bildirimsiz şekilde işten çıkarıldığını, en son net 10.525,00 TL aylık ücret aldığını, ödemelerin bazen elden, bazen de banka aracılığı ile yapıldığını, hak etmiş olduğu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı-karşı davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 30.000 Euro avans ödemesi yapıldığını ileri sürerek bu miktarın davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının ulusal ve dinî bayram çalışmalarına ilişkin olarak kendisine izin kullandırıldığını, her yıl yıllık izinlerini kullandığını, çalıştığı süre boyunca hiçbir zaman fazla çalışma yapmadığını, çalışma ücretinin her ay banka kanalıyla yatırıldığını, davacı tarafından söz konusu ödemelere ilişkin herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini, verdiği hizmetleri karşılığında kendisine aylık 10.525,00 TL tutarında ödemeler yapıldığını, bu ödemelere ilişkin taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davacı- karşı davalı vekili karşı cevap dilekçesinde; davacının işçilik alacakları için dava açıncaya kadar böyle bir avans ödemesinin hiç gündeme getirilmediğini, karşı davacının tek delil olarak sunduğu 22.02.2019 tarihli banka makbuzunda veya karşı davacının bankaya hitaben yazdığı talimatta paranın davacıya borç veya avans olarak verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, davalı karşı davacının müvekkiline bankadan para çektirme işi yaptırdığını, sözkonusu 30.000,00 Euro'nun davacı karşı davalı tarafından işveren adına çekildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ve davacıya ihbar öneli kullandırıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının hizmet süresine göre hak kazandığı ve kullanmadığı 56 gün yıllık izin hakkı olduğu, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışması yaptığı ancak karşılıklarının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, davalı -karşı davacı işveren tarafından karşı davaya konu havalenin avans olarak gönderildiğinin ispatlanamadığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirlenen kararı ile; davacı vekilinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel ve hafta tatili ücret talepleri hesabında alacaklar brütten nete çevrilirken hata yapıldığı bu hususun düzeltilmesi gerektiği karşı davanın 03.12.2019 tarihinde açıldığının görüldüğü, karşı davacı tarafça dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde ise arabulucuya başvuru tarihinin 03.12.2019 tarihi, son tutanağın düzenlendiği tarihin 11.12.2019 tarihi olduğu, karşı davacı tarafça dava açılmadan önce arabulucu sürecinin tamamlanmadığı, karşı dava yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan karar verilmesinin kamu düzenine aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın esasına girilmeden dava şartı olan arabuluculuk başvurusu tamamlandığından, davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı ve usul ekonomisine aykırı olduğunu,
2. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; karşı dava yönünden arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ile vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.