Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4435 K.2025/5596
9. Hukuk Dairesi 2025/4435 E. , 2025/5596 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/657 E., 2025/420 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/643 E., 2023/739 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın davalı tarafça feshedildiğini, müvekkili tarafından açılan işe iade davası sonucu verilen işe iade kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, davacının dava dışı ... Bilişim Elek. San. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. (.......... Şirketi) tarafından istihdam edildiğini, davalı Şirketin işveren sıfatının bulunmadığını, davalı Şirket tarafından bir başka işverenden hizmet satın alındığını ve davacının da dava dışı Maarifa Şirketi tarafından çalıştırıldığını, davacının tüm gözetim ve denetiminin dava dışı... Şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, davalı Şirketin asıl işveren sıfatı bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin 31.01.2018 tarihinde feshedildiği, davacının işe iade talebi ile Ankara 21. İş mahkemesinin 2018/446 Esas sayılı dava dosyasında dava açtığı, açılan davanın kabulüne karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının davalıya işe iade talepli ihtarname gönderdiği, davalının davacıyı işe başlatmadığı, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminat alacağına hak kazandığı, davalı tarafça davacıya yıllık ücretli izin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiği ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ile dava dışı... Şirketi arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, bu nedenle alacaklardan davalının asıl işveren sıfatı ile sorumlu olduğu, kıdem tazminatı hesabının yerinde olduğu, alacakların brüt ücret üzerinden hesaplanmasında hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Husumet itirazlarının olduğunu,
2. Mahkemece dava dışı... Şirketine varsa yapılan ödemelere ilişkin müzekkere yazılmadığını,
3. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,
4. Hesaplanan alacakların brüt hâliyle hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması hâlinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu hâlde, ihbar ve kıdem tazminatı belirtilen fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanır. Ücret miktarının ispat yükü davacıda olduğundan, işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin ispat yükü de davacıya aittir. İşçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin belirlenmesinde, davacı ile aynı işyerinde çalışmakta olan emsal işçi ücreti dikkate alınır. İspat yükünün dağılımına göre, davacının kendisine emsal olabilecek işçiyi veya işçileri bildirmesi gerekir. Emsal işçinin belirlenmesinde ilk şart, bu işçinin hem geçersiz sayılan (ilk) fesih tarihinde hem de başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olmasıdır. Bu özelliği taşıyan işçinin varlığı hâlinde ise, emsal işçinin davacı ile eşdeğer görevde çalışıp çalışmadığı, kıdeminin davacının kıdemi ile aynı veya kıdemine yakın olup olmadığı gibi kriterler yönünden araştırma yapılmalı, bu araştırmanın sonucuna göre o işçinin emsal işçi olarak kabul edilip edilemeyeceği belirlenmelidir. Emsal işçi ücretinin belirlenememesi yahut emsal işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda ise, işçinin işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacağı talebinde bulunulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından ikame edilen Ankara 21. İş Mahkemesinin 2018/446 Esas, 2019/350 Karar sayılı işe iade davasında tespit edilen ve kesinleşen ücret ve giydirilmiş ücretin merkez bankasının efektif satış kuruna göre Türk Lirası karşılığının asgari ücrete oranlanması ile feshin kesinleştiği 23.01.2020 tarihindeki ücret ve giydirilmiş ücret USD cinsinden belirlenmiştir. Kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı hesabı, bu şekilde bulunan ücretlere göre yapılmış, kıdem tazminatı bakımından kıdem tavanı gözetilmiştir. Ancak hükme esas alınan bu rapordaki hesaplama yöntemi hatalıdır.
Davacı tarafça, emsali kabul edilebilecek işçi veya işçilere ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığı, davacının ücretinin USD cinsinden belirlendiği ve yukarıda yapılan açıklamalara göre davacı tarafça feshin kesinleştiği 23.01.2020 tarihinde ücret ve giydirilmiş ücretin daha fazla olması gerektiğinin ispatlanamadığı dikkate alındığında; davacı işçinin 31.08.2018 olan geçersiz fesih tarihindeki ücret ve giydirilmiş ücreti esas alınarak hesaplama yapılması gerekir. Kıdem tazminatı bakımından kıdem tavanı dikkate alınarak hesaplama yapılmış olduğu ve 31.08.2018 tarihindeki giydirilmiş ücret miktarının da kıdem tazminatı tavanından yüksek olduğu dikkate alındığında; sözü edilen hesap hatası, kıdem tazminatını etkilememekte ise de ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağını etkilediğinden hükmün bu alacak kalemleri bakımından bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.