Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4438 K.2025/5479
9. Hukuk Dairesi 2025/4438 E. , 2025/5479 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1431 E., 2025/79 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/30 E., 2023/74 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 23.05.2023 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvusurunun reddine karar verilmiştir.
Ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 09.04.2025 tarihli ek karar ile kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince, hüküm altına alınan miktar dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de somut davada İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, ücret tespiti bakımından temyiz kesinlik sınırını aşacak şekilde ileriye yönelik etkisinin bulunduğu anlaşılmakla; kararın temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-(a) hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin 09.04.2025 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenditen sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgili olup miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Kanun'un 341/2 hükmü uyarınca istinaf edilemez.
6100 sayılı Kanun'un 341/3 hükmü gereğince alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, istinaf kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
Somut davada, İlk Derece Mahkemesi kararının davacının ücret farkı hesaplamalarına esas ücretine ilişkin tespit ve ileriye etki eden belirleme içermesi karşısında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyecektir.
Bu tür uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin kararların istinaf incelemelerinde, 6100 sayılı Kanun'un 341/2 hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırı gözetilmemeli, dolayısıyla miktar ve değerine bakılmaksızın istinafın olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Şu hâlde İlk Derece Mahkemesince verilen karar kesin olmadığından; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi ek kararının kaldırılması ile davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeple; Bölge Adliye Mahkemesi kararının, sair yönleri incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmesi için bozulması gerekmiştir.
II. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.04.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.