Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3605 K.2025/5476
9. Hukuk Dairesi 2025/3605 E. , 2025/5476 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1344 E., 2025/154 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/622 E., 2023/331 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; acentelik sözleşmesinin sona erdirilmesi sonrasında davalının müvekkili Şirkete karşı işçi olduğunun tespiti ve bir kısım işçilik alacakları talepli açtığı davada davalının, müvekkili Şirketin işçisi olduğuna karar verildiğini, davalıya yapılan ödemelerin aylık ücreti aşan ödemeler olduğunu, miktarı aşan kısmın, davalının sebepsiz zenginleşmesi sebebiyle davacıya iade edilmesi gerektiğini, davalıya yapılan aylık işçilik ücretinin üzerindeki ödemelerin, müvekkili Şirketin acentelik faaliyeti kapsamında davalı tarafa ödediği hak ediş bedelleri olduğunu ileri sürerek sebepsiz zenginleşme ile oluşan alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalının en başından beri davacı Şirkette çalışan işçi olduğunu, davacı işverenin acentelik sözleşmesini gizlemek için çeşitli yollara başvurduğunu, hak ediş başlığı altındaki ödemelerin hepsinin davacı işverenin giderleri olduğunu, davacı tarafından davalıya aktarılan paraların kullanılmadığını, davacının yanında çalıştığı sürede ücretini alamadığını, davalıya gönderilen tutarların davacı işverenin emir ve talimatları doğrultusunda kullanıldığını, zararın sorumlusunun davacı işveren olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça sunulan bir kısım faturaların incelenmesinde; yapılan ödemelerin ambalaj bedeli, SMS bedeli, yurt dışı gönderileri işçilik bedeli ve taşımacılık hizmet bedeli olarak belirtildiği, yine davalı tarafça sunulan ve bölge müdürü imzasını taşıyan masraf formlarında yapılan masrafların, müdür hariç personel ücretleri, kırtasiye giderleri, bina giderleri, muhasebe giderleri gibi işyerinin masraflarının belirtildiği, davacı tarafça, davalının ücreti üzerinde yapılan hak ediş ödemeleri nedeni ile sebepsiz zenginleştiği iddiasında bulunulmuş ise de sunulan kayıtlarda personel ücreti dışında yapılan ödeme ve masrafların hiçbirinin davalının şahsi çalışması ve alacaklarına ilişkin olmadığı, personel ücreti kalemine ilişkin olarak da işyerinde kaç işçinin çalışıp ücretlerinin ne olduğunun hangi işçi için ne kadar miktar ödendiğinin açık olmadığı, bu gider içinde davacıya yapılan ödemenin ne kadar olduğu ve hangi alacağına karşılık olarak ödendiğine dair de kayıt bulunmadığı, bu hâliyle dosya kapsamına sunulan belge ve kayıtlardaki davacı tarafça yapılan hak ediş ödemelerinin işyeri işleyişi ile ilgili olduğu ve sunulan kayıtlar ile sebepsiz zenginleşmenin ispat edilemediği dikkate alındığında Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk Derece Mahkemesince ön inceleme duruşmasında deliller toplanmadan karar vermesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu,
2. Taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını,
3. İşçi olduğu tespit edilen ve müvekkili Şirket tarafından Mahkemece belirlenen tüm işçilik alacakları ödenen davalı tarafın, hak ediş olarak ücretinin üzerinde elde ettiği gelirlerin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde müvekkili Şirkete iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı Şirketin, davalı işçiden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.