Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2973 K.2025/5408
9. Hukuk Dairesi 2025/2973 E. , 2025/5408 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/54 E., 2022/234 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : Tekirdağ İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/138 E., 2019/191 K.
Mahkeme kararı birleşen dava bakımından davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı mütevaffa vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin ................ alışveriş merkezinde ...........No.lu dükkan olan .................mağazasında 16.06.2009 tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi ile ara vermeksizin mağaza sorumlusu olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin işverence bildirim süresine (ihbar öneline) uyulmaksızın haksız olarak 22.11.2012 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı hâlde karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı mütevaffa vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının çalıştığı işyerinin ............... Tic. AŞ tarafından devralındığını ileri sürerek aynı taleplerin ...AŞ 'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacı yargılama sırasında vefat etmiş olduğundan tek mirasçısı ... adına davaya devam edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
2. Birleşen dosya davalısı ...San. Tic. AŞ vekili ise cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket çalışanı olmadığını, .......... Giyim San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığını, davalı işyeri sahibinin 01.06.2013 tarihinde ........... Giyim mağazasını devraldığını, devirden 6 ay önce davacının ............ Giyim Mağazasındaki sözleşmesinin feshedildiğini, devir öncesi alacaklardan sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin birleşen dosyasında; birleşme öncesinde 24.06.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/2011 Karar sayılı kararıyla ...San. Tic. AŞ.'ye karşı açılan davanın davacının davalı Şirkette çalışmasının bulunmaması nedeniyle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 24.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 21.01.2019 tarihli ve 2015/28656 Esas, 2019/1695 Karar sayılı kararı ile; dava dosyasının Mahkemenin 2013/54 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi ve işyeri devrine ilişkin tüm belgeler getirtilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 202. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 6. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak ...San. Tic. AŞ hakkında açılan dava ile asıl davanın birleştirilmesine karar verilerek yapılan yargılama sonucunda davacının asıl dosya davalısına ait işyerinde 16.06.2009-14.12.2012 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence haklı bir neden olmadan feshedildiği, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerektiği, tanık beyanlarından davacının fazla çalışma yaptığı, resmî bayramlarda çalıştığı, ............... bayramında 1 gün, Kurban bayramında 2 gün çalıştığı anlaşıldığından bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamalar dosya kapsamına uygun görülerek davacının dava dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak taleplerin kabulüne, birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede; davacının birleşen dosya davalısı ...AŞ'de çalışmasının bulunmadığı, bu nedenle 4857 sayılı Kanun'un işyeri devri hükümlerinin somut olayda uygulanmayacağı, davalıların sorumluluğu yönünden 6098 sayılı Kanun'un 202.maddesi uyarınca her bir davalı yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği, 6098 sayılı Kanun'un 202. maddesi gereğince devredenin devralanla birlikte sorumluluk süresinin 2 yıl olduğu, ancak bu iki yılın devralan tarafından devrin alacaklılara bildirildiği ya da ilanla duyurulduğu tarihten itibaren başlayacağı, mevcut dosyada devrin alacaklılara bildirildiği ya da duyurulduğuna ilişkin bir ilan, bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle devralanın sorumluluğunun başladığına ilişkin tespit yapılamadığı, bu itibarla dava tarihi itibarıyla alacak taleplerinin ancak devreden Şirkete yöneltilebileceği anlaşıldığından birleşen dosya davalısı ...AŞ yönünden davanın reddine, sorumluluğun tek başına devreden Şirkette olduğu gerekçesiyle asıl dosya davalısı .............. Ltd. Şti yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; işyeri devrine ilişkin tüm evrakların dosyada bulunduğunu, iş sözleşmesinin devirden önce sona ermesinin devralan işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bu nedenle birleşen davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; birleşen dava bakımından işyeri devri ve devirden önce iş sözleşmesi feshedilen işçinin alacaklarından devralan işverenin sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir.
Dairemizin 20.12.2022 tarihli ve 2022/14631 Esas, 2022/17105 Karar sayılı bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair kararında; devirden önce sona eren iş sözleşmelerine dayalı işçilik alacakları bakımından 6098 sayılı Kanun'un 202. maddesi gereğince devralan Şirketin, devir işlemini alacaklılara bildirdiği veya ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olacağı, devir işlemine ilişkin olarak alacaklılara bildirim ya da belirtilen usulde ilanla duyuru yapılmadıkça devralan Şirketin borçlardan sorumluluğunun başlaması için gerekli olan koşulun gerçekleşmiş olmayacağı, bu hâlde devralan şirketin devir tarihinden önce sona eren iş sözleşmelerine dayalı işçilik alacaklarından sorumlu olmayacağı kabul edilmiştir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla birleşen dava bakımından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.