Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3382 K.2025/5390
9. Hukuk Dairesi 2025/3382 E. , 2025/5390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/129 E., 2025/977 K.
MAHKEMESİ : Konya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/175 E., 2023/237 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının çalışma süresi, dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemi ile dosyada mevcut bilirkişi raporunda yapılan hesaplama birlikte dikkate alındığında kararın, davacı aleyhine reddedilen ve temyize konu edilen miktar bakımından kesinlik sınırını aşacak mahiyette olmadığı anlaşılmıştır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Tespit davasına ilişkin olarak ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili Türkiye İş Kurumu'na (...........) karşı yönelttiği asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.10.2014-10.08.2020 tarihleri arasında çalıştığı işyerinden ayrıldığı sırada işten çıkış kodunun 29 olarak bildirildiğini, bu nedenle işsizlik ödeneği talebinin de reddedildğini ancak daha sonra müvekkili ile işveren arasındaki arabuluculuk faaliyeti sonucunda düzenlenen tutanakta işverenin iş sözleşmesini kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona erdirdiğini kabul ettiğini ileri sürerek 29 olan işten çıkış kodunun 25 olarak düzeltilmesini ve geriye dönük olarak işsizlik ödeneği alacağının tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili (Tasfiye Hâlinde) ...Gıda ve İhtiyaç Maddeleri San. ve Tic. AŞ'ye (... Gıda Şirketi) karşı yönelttiği birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki aynı sebepleri ileri sürerek 29 olan işten çıkış kodunun 25 olarak düzeltilmesini ve geriye dönük olarak işsizlik ödeneği alacağının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işten çıkış kodunun 25 olarak düzeltilmesi talebinin muhatabının müvekkili Kurum olmadığını, bu talep yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının işsizlik ödeneğine hak kazanma şartlarını taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı...Gıda Şirketi davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işten çıkış kodunun değiştirilmesi talebinin muhatabı davalı Kurum olmadığından Kuruma karşı yöneltilen talebin husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davacının birleşen dava davalısı işveren ile yaptığı anlaşma sonucunda işten ayrılış nedeni olarak istifa ile ayrıldığını kabul ettiği, bu durumda davacı vekilinin talep ettiği gibi ayrılış kodunun kod 25 olmadığı anlaşıldığından davacının bu talebinin reddi gerektiği, davacının asıl davadaki aynı taleplerini birleşen dava ile işvereni olan davalı Şirketten talep ettiği, ancak işsizlik ödeneği alacağına karar verilmesi taleplerinin muhatabı davalı işveren olmadığından işveren hakkında bu alacak talebi bakımından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin işten ayrılış kodunun değiştirilmesi talebinin de yukarıda açıklanan nedenlerle reddi gerektiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2022/8185 Esas, 2022/10424 Karar sayılı ilâmında işten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarının yasal muhatabının işveren olduğu, bu davaların ...'a yöneltilmesinin doğru olmadığının belirtildiği, asıl dava davalısı ... bakımından bu talep yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, somut olayda davacı ile işvereni olan birleşen dosya davalısı Şirket arasındaki 17.09.2020 tarihli anlaşma tutanağında "... ayrıca başvurucu vekili başvurucunun işyerinden istifa etmek suretiyle işten ayrıldığı için işe iade talebinin olmadığını beyan etmiştir..." ifadelerinin yazılı olduğu, iş sözleşmesinin sona erme nedenine göre davacının işsizlik ödeneğine hak kazanmadığı, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin işten çıkış kodunun hatalı bildirildiğini ispat ettiğini, davalı Şirket ile yapılan arabuluculuk anlaşma belgesi ile davalı Kurum'a başvurduğunu ancak davalı Kurum'un talebi önce kabul edip sonrasında reddettiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, davalı Kurum 'un işten çıkış kodunun düzeltilmesi davasında sorumlu olduğunu, buna ilişkin Yargıtay kararlarının bulunduğunu,
2. Mahkemenin eksik inceleme ile hatalı karar verdiğini,
3. Müvekkili aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve masrafların hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Alacak Davası Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Tespit Davası Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.