Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3496 K.2025/5431

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3496 📋 K. 2025/5431 📅 25.06.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/3496 E.  ,  2025/5431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/194 E., 2025/411 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/48 E., 2024/452 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Üniversitesi Rektörlüğü (Üniversite) bünyesinde 01.02.2012 tarihinde çalışmaya başladığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 15.06.2019 tarihinde davalı Üniversiteye devredildiğini ve hâlen çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından buna uygun olarak ödeme yapılmadığını, hak edilen fark alacakların bundan kaynaklandığını ileri sürerek ödenmeyen ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.06.2019 itibarıyla müvekkili lehine çalışmaya başladığını, davacının müvekkili ile imzaladığı yazılı iş sözleşmesi bulunmadığını, sözleşme imzalanmış gibi değerlendirme yapılamayacağını, davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait özlük dosyası ile gelen yazı cevaplarından davacı ile imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin bulunmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamında uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının imzaladığını iddia ettiği iş sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı, davacı işçinin sürekli işçi kadrosuna geçtiği aşamada davalı taraf ile yazılı iş sözleşmesi yapıldığını ispatlayamadığı, kadroya geçiş itibarıyla önceki dönem sözleşmelerin feshedilmiş sayılacağı ve ücretin asgari ücretin %10 fazlası üzerinden ödendiği hizmet döneminin davalı işvereni bağlamayacağı, İlk Derece Mahkemesince dava dışı şahıslara ait iş sözleşmelerinde asgari ücretin %10 fazlasının belirlendiği gerekçesi ile davacının da bu mahiyette bir sözleşme imzalamış olduğu varsayılarak talep konusu bir kısım fark alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından buna uygun ödeme yapılmadığını, fark alacakların bulunduğunu,
2. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı ilâmında açıklanmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.