Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3512 K.2025/5401
9. Hukuk Dairesi 2025/3512 E. , 2025/5401 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/179 E., 2025/107 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/584 E., 2024/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.02.2018-17.09.2018 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak genel müdür pozisyonunda çalıştığını, davacının ücretinin aylık net 30.000,00 TL ücrete ilaveten prim olarak belirlendiğini, bu nedenle mevcut işini ve yaşadığı şehri terk ederek Adana'ya yerleştiğini, iş sözleşmesinin işverence haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğini, davalı işverenin davacının önceki işine son verdirerek çok kısa bir süre sonra iş sözleşmesini gerekçesiz olarak feshetmesinin kötüniyet tazminatının varlığı için yeterli olduğunu, bu nedenle ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatından ve ödenmeyen prim alacağından sorumlu olduğunu ileri sürerek ihbar ve kötüniyet tazminatı ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının birinci derecede şirket yetkilisi olduğundan, Şirketin sırlarını haiz ve Şirketin çıkarlarını korumakla yükümlü konumda iken rakip şirketler ile görüşmeler yaparak yönetmeliklere aykırı hareket ettiğini, feshin haklı gerekçelere dayandığını bu nedenle kötüniyet tazminatına hak kazanamadığını, ödenen primin başarıyı teşvik primi olduğunu, davacının kabul anlamına gelmemekle birlikte ücret ve prim olarak 30.000,00 TL'ye anlaştığını, davacının hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence feshin haklı sebeple yapıldığı ispatlanamadığından davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, kötüniyet tazminatının ilk ve başlıca koşulunun işçinin iş güvencesi kapsamında olmaması olup ayrıca iş sözleşmenin işverence feshedilmesinin her zaman kötüniyet tazminatı ödenmesini gerektirmediği, kanunda sayılan kötüniyet tazminatını gerektiren durumların işvereni şikayet etmek, işveren aleyhine dava açmak, işveren aleyhine tanıklık yapmak, hamilelik nedenleri vb. olup işverenin fesih hakkını kötüye kullanmış olması gibi bir durumun mevcut olmadığı ve prim alacağı yönünden ise Şirket Yönetmeliği'nin 24. maddesinde; "Personele verilecek primler şirket yönetim kurulu tarafından belirlenir. Yıl sonlarında şirketin başarı değerlendirmesine bağlı olarak uygun görülecek personele prim ödemesi yapılabilir. Böyle bir prim sistemi o anda şirkette çalışmakta olan ilişiği kesilmemiş personele uygulanabilir. İleriki yıllar için hiç bir hak doğurmaz." düzenlemesi mevcut olup primin Şirket Yönetim Kurulu tarafından belirleneceği ve o anda çalışanlara uygulanacağı düzenlemesi gereği davacının prim talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işyerinde 05.02.2018- 17.09.2018 tarihleri arasında genel müdür olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği işverence ispatlanamadığından ihbar tazminatının kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca feshin kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla kötüniyet tazminatının reddine dair kararın yerinde görüldüğü, davacının ödenmemiş prim alacağı bulunduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından kararın bu yönüyle de isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının davalı işverenin teklifi neticesinde mevcuttaki işini, yaşadığı şehri bırakıp Adana'ya yerleşerek çalışmaya başladığını, davalı işveren tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden davacının iş sözleşmesini gerekçesiz olarak feshetmesinin kötüniyet tazminatının varlığı için yeterli olduğunu,
b. Davalı işveren tarafından..............’a açıklanan 2018 yılı konsolide finansal rapor, karşılaştırılarak kar veya zarar tablosu (sayfa 8/13) cari dönem 01.01.2018-31.12.2018 önceki dönem 01.01.2017-31.12.2017 finansal raporuna bakıldığında bir önceki yıla (2017) oranla %283 artarak yükselişte bir tablo çizildiğini, 125.972,459 TL olan net kar (2017) bir önceki yıla oranla %283 artarak (+357.163,927 TL) 2018 yılında toplam 483.136,386 TL olduğunu, davacının çalıştığı 2018 yılında davalı Şirketin karlılığında önemli ölçüde artış olduğunu, İlk Derece Mahkemesine sunmuş oldukları dosya içerisinde yer alan ... raporunun incelenmesi neticesinde davacının prim hakkının doğmuş olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kötüniyet tazminatı ile prim alacağına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. Prim, işçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hâle gelmesi ve başarısının artması için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödemeler şeklinde tanımlanabilir. Prim ödemesinden amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir. Primin kişiye özgü olması sebebiyle ikramiyeden farklı olarak prim ödemelerinin genel bir nitelik taşıması gerekmez. Bununla birlikte, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece prim uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu söz konusudur.
Prim uygulaması, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile de kararlaştırılabilir. İşyeri uygulaması hâline gelen prim ödemesinde işçi aleyhine değişiklik, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi kapsamında gerçekleştirilmelidir (Yargıtay 9. HD. 22.1.2009 gün 2007/34717 E, 2009/638 K.).
İşçinin prime hak kazanması için işyerinde prim ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışmış olması gerekmez. İşyerinde çalışılan süreyle sınırlı olmak üzere işçinin prim talep hakkı vardır.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemece primin Şirket Yönetim Kurulu tarafından belirleneceği ve prime o anda Şirkette çalışanların hak kazanacağı gerekçesiyle davacının prim alacağı talebinin reddine karar verilmiş ve bu karara karşı davacının istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmiştir. Ne var ki varılan sonuç dosya kapsamıyla örtüşmemektedir.
Davacı vekili ........... İştiraklerinde çalışan işçilerin prim alacağına yönelik olarak Mahkemelerce verilen ve Dairemizce onanarak kesinleşen kararları sunmuş ve davalı Şirket halka açık bir ... Şirket olduğundan ilgili döneme ait kar zarar durumunu gösterir bilançoların resmî kurumlara bildirildiğini ifade etmiştir. Ayrıca davacı vekilince gerek yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde gerekse de istinaf dilekçesinde "Davalı firma tarafından ...’a açıklanan 2018 yılı konsolide finansal rapor, karşılaştırmalı kar veya zarar tablosu (sayfa 8/13) Cari Dönem 01.01.2018 - 31.12.2018 Önceki Dönem 01.01.2017 - 31.12.2017 finansal raporuna bakıldığı takdirde bir öncek yıla (2017) oranla %283 artarak yükselişte bir tablo çizmiştir." şeklinde somut bir itiraz ileri sürülerek gerekirse bu hususun araştırılması için bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilmiştir.
Davalı işveren tarafından,................ Çimento San. Türk AŞ'nin 09.04.2019 tarihli ve 15 Karar No.lu Performans Prim Uygulaması Konulu Yönetim Kurulu kararında; 2018 yılındaki çalışmaları nedeniyle 102 kapsam dışı personele net 1.576.375,00 TL tutarında başarı primi ödenmesi hususunda Şirket Genel Müdürlüğünün yetkili kılınmasına karar verildiğine ilişkin, belgenin sunulması karşısında prim uygulamasından davacının da yararlanması gerektiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davalı işverence 2018 yılı itibarıyla fabrika müdürü ve genel müdürlere ödenen performans primi oranı esas alınmak ve davacının çalışma suresine göre kıstelyevm hesaplama yapılmak suretiyle belirlenecek prim alacağının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.