Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4665 K.2025/5349

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4665 📋 K. 2025/5349 📅 23.06.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/4665 E.  ,  2025/5349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/221 E., 2020/380 K.
Mahkeme kararı davalı ... Dağıtım AŞ (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alt işveren Şirket yanında arıza biriminde çalıştığını, 31.08.2013 tarihinde haksız olarak işten çıkartıldığını, davalı ...'ın asıl işveren diğer davalıların alt işveren olduğunu, davacının şoför olduğunu ve net 850,00 TL ücret aldığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, yüklenici firmalar ile davalı firmalar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin olmadığını, davacı ile aralarında iş sözleşmesi bulunmadığı için de davacının taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ........... Elektrik Tur. San. ve Tic. AŞ (.............. Şirketi) cevap dilekçesinde; davacının 01.10.2010-31.08.2013 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, diğer davalı ...'ın ....Holding AŞ'ye satıldığını, bu sebeple hizmet sözleşmesinin 11/5 hükmü gereği davacının işe Samsun'da devam etmesinin istendiğini, konu ile ilgili davacıya bilgilendirme yapıldığını, davacı tarafından olumlu bir dönüş yapılmadığını, bu nedenle feshin haksız sebeple olmadığını, davacıya çalıştığı süreler boyunca ödemelerin eksiksiz yapıldığını, davacının alt işverenlik sözleşmesinin bittiği konusunda haberdar edildiğini, yeni çalışma koşulları konusunda bilgilendirildiğini, çalışmayı istemeyen tarafın davacı olduğunu, kendileri tarafından gerçekleştirilen bir feshin söz konusu olmadığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışmasının olmadığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. ..............Elektrik Üretim .................. İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. (............ Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirketten ayrıldıktan sonra aynı yerde çalışmaya devam ettiğini, bu nedenle iş sözleşmesinin sona erdiğinden bahsedilemeyeceğini, davacının davalı Şirket bünyesinde 18.12.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, 30.11.2010 tarihinde kendi isteği ile istifa ettiğini, davacının net asgari ücret aldığını ve tüm alacaklarının ödendiğini, yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, davacının istifa sonrası davalı Şirketi ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.03.2016 tarihli kararı ile; davacının 18.10.2007-31.08.2013 tarihleri arasında çalıştığı, davacının aylık ücretinin brüt 1.051,30 TL olduğu, davacının iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeden feshedildiği, davacının kullanmadığı yıllık izin ücretlerinin ödendiğinin davalılarca ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 03.03.2016 tarihli kararının süresi içinde davalılar ... vekili ile ............Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davaya ve ıslaha karşı zamanaşımı savunmasını değerlendirilmesi gerektiği, hükme esas bilirkişi raporunda yıllık izin ücreti hesaplanırken Sosyal Güvenlik Kurumu primi ile işsizlik sigortası prim kesintisi düşülmeksizin alacağın net tutarının belirlenmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairemiz bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını,
2. Diğer davalılarla aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını,
3. Mahkemece bozmaya uygun şekilde yıllık izin hesabı yapılmadığını,
4. Vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; yıllık ücretli izin alacağının hesaplanmasına ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda Mahkemece hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde reddedilen miktar üzerinden davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de hangi davalılar yönünden vekâlet ücretine hükmedildiği açıkça belirtilmediğinden, bu durum infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğundan hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ...'ın Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan “Davalı vekili için red edilen miktar üzerinden 590,53 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalılar ... ve .............. Şirketi yargılama aşamasında kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 590,53 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak müştereken davalılar ... ve ..........Şirketine verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.