Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2115 K.2025/4789

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2115 📋 K. 2025/4789 📅 22.05.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/2115 E.  ,  2025/4789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2118 E., 2024/1773 K.
DAVA TARİHİ : 10.01.2024
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/42 E., 2024/317 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2019-25.11.2021 tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde çalıştığını, 24.11.2021 tarihinde işten ayrılışının "Kod 46- işçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" şeklinde gösterildiğini, bunun üzerine davacının İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesinin 2021/1067 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu işe iade davasının kabulüne karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesinin 09.03.2023 tarihli ve 2023/204 Esas, 2023/313 Karar sayılı kararında iş sözleşmesinin feshinin geçerli fesih olduğuna kesin olarak karar verildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi amacıyla arabulucuya başvurduğunu, anlaşma sağlandığını ve davalı tarafça ödeme yapıldığını, davacı adına çıkış kodunun değiştirilmesi için Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezine başvurulmuş ise de Mahkeme kararında çıkış kodunun değiştirilmesine yönelik gerekçe olmaması sebebiyle başvurunun reddedildiğini, kesinleşen karara rağmen davalı işverence çıkış kodunun düzeltilmesine yönelik hiçbir işlem yapılmadığını, işbu davanın açılması zaruretinin doğduğunu ileri sürerek işten çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle 46 koduyla feshedildiğini, davacı tarafından açılan işe iade davasında eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesinin kararı ile işe iade davasının reddedildiğini, davacının güncel hukuki yararı bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) usulüne uygun başvuru yapmadığını, davalı Şirkete de bu yönde başvuruda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesinin 2021/1067 Esas sayılı dosyasında açtığı işe iade davasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 52. Hukuk Dairesinin 09.03.2023 tarihli ve 2023/204 Esas, 2023/313 Karar sayılı kararında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli fesih olduğuna kesin olarak karar verildiği, davacı vekilince dava tarihinden önce Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezine başvuru yapılarak işten çıkış kodunun 04 olarak düzeltilmesi yönünde talepte bulunmasına rağmen bu yönde düzeltme yapılmadığından işbu davanın açıldığı, arabuluculukla anlaşılarak tazminatları davalı tarafından ödendiğinden davacının eda davası açmadığı, davacının işten çıkış kodunun değiştirilmesi talebinde güncel hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini,
2. Gerekçesiz karar verildiğini,
3. Davacının işe iade ve alacak davası açtığını, o davalarda talep edebilecekken talep etmediğini, bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını,
4. Davacının, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) usulüne uygun başvurmadığını, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödemelerine ilişkin banka dekontlarını sunmadığını, bu durumun SGK’ya yazılacak müzekkereyle tespit edilebileceğini,
5. Yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, SGK işten ayrılış bildirgesinde yer alan işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin tespit davasında hukuki yarar bulunup bulunmadığına, çıkış kodunun düzeltilmesi gerekip gerekmediğine ve yargılama gideri ile vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.